kerem onder

Kalp ve Gömlek

yya

Kalp ve Gömlek

 

Bu dünyada işlediğimiz her günahın iki yönü vardır:

1) Dünyaya bakan yönü, 2) Ahirete bakan yönü.

Günahlarımızın ahirete bakan yönü, yaptığımız her bir günahın solumuzdaki melek tarafından bir deftere detaylarıyla yazılmasıdır.
Sağdaki melek dostumuzken, soldaki melek düşmanımız değildir. O da bizim tarafımızdadır ve günah işlediğimizde üzülür.
Yaptığımız herhangi bir günahta, hemen yazmayıp belki tövbe ederiz düşüncesiyle günahı yazmayı bir süre geciktirdiğini hadis-i şerifler bildiriyor.

İşlediğimiz günahın dünyaya bakan yönü ise;

a) Her günahın kalbimizin üstüne siyah bir leke bırakmasıdır.
‘Bir lekeden ne olur!’ demeyin.
Gömleğinizin üstüne bulaşan siyah bir leke gördüğünüzde hemen yıkamaya atıyorsunuz.
Leke çıkmazsa, gömleği çöpe atıyorsunuz insanlara mahçub olmiyim diye.
Gömleği atmak kolay da, kirlenmiş olan kalbini nereye atıcaksın?
Yaşıyorken bunu yapamayacağına göre, bu kalbi temizlemen elzemdir. Bu temizliği de ancak tövbe, ibadet, ilim ve zikrullah ile yapabilirsin.
“Doğrusu, temizlenip arınan felah bulmuştur; Ve Rabbinin adını zikredip, namaz kılan.” ayetleri bunun bir delilidir. (A’lâ 14-15)

b) Her günahın hafızamıza çirkin bir resim bırakmasıdır.
Günahı işlediğimiz o anın kalıntıları olan bu kirli resimler, en olmadık yerde gözümüzün önüne gelirler.
Mesela, namaz kılarken gelen vesveselerin çoğunluğunda, şeytan bu resimleri bize karşı kullanarak ibadetimizdeki huşûyu ve zevki bozmaya çalışır. Bu, ibadetin bize bıkkınlık vermesi ve onu terketmemiz için şeytanın üzerimize oynadığı bir oyundur.

Kalbimizi bu kirlerden ve resimlerden temizleyemezsek, sonraki tehlikenin ne olacağını Allah’ın Peygamberi tarif ediyor; (Övgüler ve selam üstüne olsun!)

“Günah ilk defa yapıldığı zaman kalpte bir siyah nokta, yani kara bir leke olur. Eğer sahibi pişman olur, tövbe ve istiğfar ederse kalp yine parlar. Tövbe istiğfar etmez de günah tekrarlanırsa, o leke de artar. Sonra arta arta öyle bir dereceye gelir ki, leke bir kılıf gibi bütün kalbi kaplar ki artık cilalanma kabiliyetini kaybeder. Mutaffifîn sûresinde geçen, <Hayır, onların işleyip kazandıkları şeyler, kalplerinin üzerine pas tutmuştur.> âyetindeki ‘Pas’ budur.” (Mutaffifîn 14) (Kenzu’l-ummal)

 

 

      fblogo