TAHRİFÇİLER Kerem Önder'in Yazılarının, Şiirlerinin, Reddiyelerinin ve Sohbetlerinin Paylaşılacağı Resmi Sitesidir.
kerem onder

Kedicikler cemaatini biliyorsunuz dimi kardeşler?
Şerhetmeme gerek var mı kedicikleri?
Onlar zaten her yerlerini şerhetmişler, gerek yok…


Mealci: Allah’ın gücü yetmiyor mu da, Peygambere şefaat ettiriyor?
Hoca: Allah’ın gücü yetmiyor mu da, şifayı doktorun elinden veriyor?
Allah’ın gücü yetmiyor mu da, Hud kavmini Cebrail helak ediyor?
Allah’ın gücü yetmiyor mu da, can almayı Azrail yapıyor?
100 kadar örnek verebilirim…


Yahudi Sloganıdır:
“Bir yalan söyle ama ısrarla söyle!”
Örnek: “Sultan Abdülhamid hakkında yüz yalan uydurdum.
Bazısına kendim de inandım.” Abdullah Cevdet


Ateizm de bir din’dir!
Tanrısı, Evren; Peygamberi, Darwin; Kitabı, Türlerin Kökeni; Mucizesi de, Tesadüf’tür…


Bir TV kanalında, Mealist, Kemaliste şöyle dedi: ‘Gerçek İslam bir ceviz kadardı, Peygamber ekledi, Sahabeler ekledi, Alimler ekledi ve o ceviz bir dağ oldu(!)’
Teşhis: Bir sincap çapında beyne sahip olduğun zaman, kainatı yöneten bir Kitâbı ve Peygamberini ceviz kadar küçük görmen normal elbet!


Selefiler de, Mealistler de, Şii’ler de kendileri dışındaki bütün ümmeti tekfir ederler!
Temelde üçünün de kanseri aynıdır: Enâniyet = Benlik…


Suud’lu Abdülvehhab Oğlu ve Mustafa İslamoğlu birbirlerine çok benzerler.
Her ikisine de ilk karşı çıkan, alim olan babaları olmuştur yine.
Her ikisi de ümmeti tekfir edip şöyle seslendiler:
‘Şirki bırakınız ve gerçek tevhid dinine katılınız!’
Ve her ikisi de, bu ‘gerçek tevhid’ sloganı altında, kendi gayr-i meşru izdivaç mahsulü olan yeni uyduruk mezheplerine tâbi olmanın zorunlu olduğunu söylediler kurtulabilmemiz için(!)


‘Milli Genelev’ ya da ‘Milli Domuz Eti’ diyemediğin gibi;
‘Milli Piyango’ da diyemezsin bu kumar işine devlet büyüğüm…


Muhammed aleyhisselam’ın üzerine toprak atarken ‘Ellerin kurusun ya Muhammed’ diyen Ebu Leheb’in elleri nasıl kuruyarak döküldüyse;
Son Peygamberin buyrukları olan hadislerin üzerine toprak atıp örtmeye çalışan Mealcilerin de dilleri kuruyacak ve tıpkı Ebu Leheb gibi kıyamete değin lanetle anılacaklardır…


Da Vinci’nin İsa tablosuna 450 milyon dolar vererek satın alan ılımlı Vehhabi prensin yüzüne tükürüyorum!
Ümmet açlıktan kırılırken Haçlılara yalakalık edenlerin hesabını bizzat Allah soracak.
Nasıl bir yıkılışla yıkıldıklarını göreceksiniz…


Çıkarın artık şu amatör maskelerinizi!

“Biz Ateistiz, biz Marksistiz, biz İslam’a düşmanız. Atatürkçülüğümüz ve laikliğimiz aldatmacadır.” deyin açıkça, mert olun azcık.

Ne kadar gizleseniz de biz sizin ne olduğunuzu çok iyi biliriz…


Çıplak ayağa meshediyorsa, Şii’dir;

İnce çorabın üzerine meshediyorsa, Vehhabi’dir;

Ayakkabının üzerine meshediyorsa, Mealci’dir;

Mestin üzerine meshediyorsa, Ehli Sünnet’tir…


  1. Fethullah Gülen,
  2. İskender Evrenesoğlu,
  3. Ahmed Hulusi,
  4. Edip Yüksel.

Dördü de ılımlı, dilimli yeni bir İslam’ı anlatıyor ve dördü de aynı ülkede yaşıyor!

Amerika!!

Sizce tesadüf mü?

Tesadüf, Ateistlerin tanrısıdır ve ben de, Allah’tan başka tanrılara inanmam…


Beni tanıyanlar bilir.

‘Ben inanmıyorum’ diyen adamlara bile saygım vardır. Asla baskı yapmam, hakaret etmem.

Allah’ın, kulunun tercihine sabrettiği gibi, ben de bir kul olarak inançsızlara sabrederim ve o kimse dinden konu açmadıkça da ona dinden bahsetmem.

Lakin dine hakaret etmeyen inançsızlara bu kadar hoşgörülü olan ben, İslam’a ve kutsallarına hakaret eden inançsızlara ve reklam adı altında kadınları bir köle gibi soyup teninden para kazanan ahlaksızlara karşı da nükleer bir nefrete sahibim aynı zamanda…

Allah ömür ve şevk verdikçe, her alanda bu kadın sömürücülerine karşı da mücadelemi sürdüreceğim inşaallah.


Dün, bize karşı Avustralya ve Yeni Zelanda’lı gençleri savaştıran Batı;

Bugün de Marksist Kürtleri ve Vehhabi Arapları kullanma kararı aldı.

Onlar, bizimle yüzyüze savaşmayı göze alamazlar!

Tarihimizi hiç unutmadılar; biz unutmuş olsakta…


İhsan Şenocak hocayı görevden alan Diyanet, bize de şunu demiş oluyor:

“Allah’ın evinde, Allah’ın her ayetini okuyamazsınız hocalar!”

Vallahi bizi öldürmeden susturamazsınız;

Her yerde O’nun ayetlerini haykıracağız…


Diyanet reisini de halk seçsin artık!

Kim Ehli Sünnet, kim Ehli bid’at bellolsun…

Yerli gavurlardan bu milletin çektiği zulüm yeter!


Adamlar sizin tanrınızı öldürmüş(!);

Buna rağmen en sevdiğiniz millet Yahudiler!

Ne ayaksınız oğlum siz?.. (Hristiyan takipçiye bir serzeniş)


Yarın CHP iktidara gelse, PKK’lı, FETÖ’cü ve DAEŞ’çi teröristler teker teker sokağa salınır;

Bizim gibi Ehli Sünnet itikadındaki hocalar da sudan iftiralarla teker teker içeri alınır!

Oy kullanmak bu kadar önemli işte…


FETÖ deşifre oldu! Yeni proje, Muhammed’siz İslam!


17 – 25 Aralık darbe girişiminden sonraki toplamalar, damara stent takma; 15 Temmuz darbe girişiminden sonraki toplamalarsa, açık kalp ameliyatıyla damarlardaki cerahatleri temizleme operasyonudur.

Lakin atıyoruz, atıyoruz, bitmiyor…


İran, yine İsrail’e atarlı, rüzgarlı bu aralar!

Gene bi yerlerde Müslümanları öldürecek belli ki…


Üçlemeci Batı ve yerli köpeklerinin tarikatlara olan düşmanlığı, sözkonusu vatan olduğunda dergahları kışlaya çevirmemizden sebeptir…

İşgale direnmeyecek olan fikir fahişeleri istiyorlar!


Batı, tarihte iki felsefeciye tâbi oldu:

Aristo; ‘her şey maddedir’ dedi ve maddenin tek gerçeklik olduğunu savundu.

Sokrates; maddenin ötesinde de bir güç olduğunu söyledi.

Biz, Allah’ın gönderdiği Peygamberlere tâbi olan Müslümanlar ise; “maddenin, ruhun ve enerjinin yaratıcısı, tek olan Allah Teala’dır” dedik…


Elektriğe çarpılan Ateist, “Allah Allaaah” diye bağırıyor!

Sırf bu acizlik psikolojisindeki refleks yalvarışı bile, Allah’ın varlığına bir delildir…

Neden “Buda” demiyor da “Allah” diyor, sorun?


En korktuğun anda “Allah’ım, Allah’ım” diyorsun! Niye “Zeus, Zeus” demiyorsun Ateyiz?


‘Hadislere güvenmiyorum’ derken Edip Yüksel’in hadislerini naklediyor! Çarpılmış!..


Bizler, Kur’an’ı bizden daha iyi anlayan son Peygamberin sözlerine müracaat ediyoruz. (Allah’ın Peygamberine selam olsun)

Mealistlerse, hadisleri reddederek, Kur’an’ı, kendisine vahyolunan Peygamberden daha iyi anladıklarını iddia ediyorlar!

Farkımız bu…


İlk felsefeci Şeytan’dır. Aklıyla kıyas yaparak, ateşin topraktan üstün olduğunu söylemiş ve ilk emri çiğnemiştir. Bugün bilimsel olarak da toprak elementinin ateş elementinden üstün olduğu kabul edilmiştir.

Şeytan, eğer aklını nakle tabi ederek kıyas yapsaydı, selim bir akılla Yaratıcısına, neden topraktan yaratılmış olan insana secde etmesi gerektiğini sorar ve kurtulurdu. Ama sormadı…

“Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelip gidişinde selim akıl sahipleri için gerçekten açık, ibretli deliller vardır.” (Ali İmran 190)


‘Kürtaja evet, Kurbana hayır!’ yazmış genç Kamalist.

Kaç ton beton döktünüz şu körpe zihinlere?

Kazdık, kazdık; toprağı bulamadık…


Sadece tıp kitabı okuyarak doktor olduğunu söyleyen merdivenaltı doktoru neyse;

Sadece meal okuyup alim olduğunu zanneden sahte Müslümanlar da öyle işte…


Cumhurbaşkanım!

Yeni seçilecek olan Diyanet reisi tamamıyla Ehli Sünnet bir imam olmaz ise, Batılıların kölesi olan iğdiş edilmiş zihinler yetiştirme sürecine engel olamayız.

Bu cümlemi teyid etmek isterseniz, vesayetçi Kemalist ve Mealist gençlere ve tuttukları tarafa bakmanız yeterlidir…


Sırf ölüleri yıkasınlar diye İmam Hatip okullarını zordan açtılar.

Şimdi İmam Hatipliler tüm ülkeyi baştan aşağı yıkayıp gusül aldırıyor…

Senin bir planın var ama Allah’ın da bir hesabı var.


Sahte Mehdinin Müridi: “Bizim Mehdi’nin babasının adı İsmet ama üvey babasının ki Abdullah!

Mehdimizin adı Recep ama göbek adı Muhammed…

Bize göre bu deliller yeterlidir. Tesadüf olamaz bunca şey hocam…”

Hoca: Beni engellerseniz sevinirim kardeşim…


Ateistler, nasıl kız ister?

“Cosmos’un emriyle, Jüpiter’in kavliyle, Şempanzeden olma kızınızı, Gorilden dönme oğlumuza istiyoruz.”


Vehhabi: Allah arşın üstünde otururken, mekandan münezzeh demek nedir hoca?

Hoca: “…O gün Rabbinin arşını, bunların da üstünde sekiz (melek) taşır.” (Hakka 17)

Rabbin Arş’ını 8 tane melek taşıdığına göre, sence Allah’ı da melekler mi taşıyor ey Haricî(!)?


Tarihselci Mustafa Öztürk’e göre, Peygamber, Cennet ayetleriyle ashabını kandırmış(!)

Cennet ayetlerini alaya aldığı bir sohbetini izlerken midem bulandı…

Yine ona göre, Kur’an’da çok sayıda tekrar olduğu için bu Kitaba kusursuz bir kitap denilemezmiş!! (Kuran dili ve retoriği s. 53.)

Özetle, Allah çok önemli bir Kitap göndermiş ama kusurlu göndermiş(!)


Meşhur zalim Haccac sıtmaydı. Isınmak için büyük bir ateş yaktırdı ve ateşe çok yaklaştı. O kadar ki ısıdan derisi erimeye başladı.
Şu ilahi cezaya bak ki, yüzlerce sahabe öldüren, Kâbe’yi mancınık ateşine tutan Haccacı zalim, ateşler içinde donarak öldü!
Ümmet katili Fetö de, saraylar ve Dolarlar içinde, klimaların serinliğinde hasetle ve kinle yanarak, böğüre böğüre ölecek gibi görünüyor…


Batı, o gece bir kez daha anladı ki, “Bu milletin Allah ve Resul muhabbetini yok etmeden savaşlarla işgal etmemiz mümkün değil…”
#15Temmuz


Mealistlerin neredeyse tamamının Yahudi ve Hristiyanların da cennete gideceğini söylemeleri, onların, Vatikan’ın güdümündeki fikir köleleri olduğunun en önemli delilidir…

“Şüphesiz, inkâr eden kitap ehli (Yahudi – Hristiyan) ile Allah’a ortak koşanlar, içinde ebedî kalmak üzere cehennem ateşindedirler. İşte onlar yaratıkların en kötüsüdürler.” (Beyyine 6)


Ahlak fukarası Caner Taslaman’ın Ebubekir Sifil hoca için kullandığı bazı tabirler:

  1. “Sefil”
  2. “Ebu Cehil”
  3. “Maydonoz” (İhsan Şenocak hocaya demiş)
  4. “Köpekler” (Ebubekir hocanın talebelerine demiş)

Modernist ve Peygambersiz bir Müslümanın(!) edep seviyesinin hangi çukurlarda olduğuna şahid oldunuz mu?


Hadis inkarcısı Mealistler, bayramı kutlamasın!

Zira Kur’an’da Ramazan bayramı yok…


Kusurlu olan benim, İslam değil!

Bende gördüğün bir hatayı İslam’a maledersen Allah’a suç bulmuş olursun…

Allah ise, kendisine iftira edenleri gözetlemekte ve hesabını kaydetmektedir!

“Şüphesiz Rabbin, gözetlemededir.” (Fecr 14)


‘Önemli bir sınava gireceğiniz gün oruç tutmayabilirsiniz’ diyen light hoca, Bedir’de oruç ağızla müşrikleri mağlub eden sahabelerle ya da yine oruçlu halde Mekke’yi fetheden sahabelerle kalbi irtibatı kuramamış demektir…


“Allah’ı göremiyorsan, yok demektir” mi dedin sen?

Daha ruhunu bile göremiyorsun ama var olduğunu biliyorsun!?

Uykundayken yiyiyor, içiyor ve hatta uçuyorsun bazen.

Bu işlerden zevk alıyorsun…

Bazen rüyanda cima ediyor ve uyandığında ihtilam olduğunu görüyorsun.

Halbuki bedenin yataktaydı; neredeyse bitkisel hayatta uyku halindeydi o rüya esnasında…

Ama haz aldın ve sabahta yıkanmak zorunda kaldın öyle değil mi?

Hiç göremediğin ruhunun varlığına inanıyorsan, Allah’ın varlığına da öyle inanmak zorundasın işte…

“Sonra onu düzenli bir şekle sokup, içine kendi ruhundan üfürdü.

Ve sizin için kulaklar, gözler ve gönüller var etti. Siz pek az şükrediyorsunuz!” (Secde 9)


Sizin sistemi 90 yıl denedik ve sadece Anıtkabir’deki direklere bayrak ipi üretebildik!

Şimdi bizim sistemle otomatik tüfek, uçak, helikopter, tank, İHA ve hatta uzun menzilli füzeler üretiyoruz.

Denizaltı ve uçak gemileri de sırada…


Bugün hadisleri inkar edenler; dün, Peygamberimizin herhangi bir ayeti tefsir ettiği konuşmasını yaparken yanında olsalardı:

“Sen sus ya Muhammed!

Bu ayetleri sen okuduğun gibi biz de okuyabiliyoruz.

Kur’an’ı anlamak için senin açıklamalarına ihtiyacımız yok!” derlerdi emin olun…

“Körleri sapıklıklarından vazgeçirip doğru yola getiremezsin. Ancak âyetlerimize inanıp da müslüman olmuş olanlara duyurabilirsin.” (Neml 81)


Western filmlerinde, ok atan Kızılderiliye karşı kurşun sıkan kovboyları kahraman diye yutturdular bize yıllarca…
Tarihi çakallardan dinlerseniz, koyunların zalim olduğu sonucuna varırsınız elbet!


Mustafa İslamoğlu’na göre Adem’in babası var!
Abdülaziz Bayındır’a göre ise Adem’in babası yok!
İkisi de “Kur’an böyle söylüyor” diyor!
Görüldüğü üzere, “Sadece Kur’an yeter, o açıktır” diyen bu iki reformist, daha bir temel meselede bile anlaşamıyor.
Sakın mugalataları ve hileli kelimeleri sizi aldatmasın!
Bunlar sizi Kur’an’a çağırmıyor; Kur’an’dan kendi anladıklarına çağırıyor…


Reisim!
Devletin içindeki Fetö’cülerle olan mücadeleni görüyoruz ve seni sonuna kadar destekliyoruz…
Lütfen sen de dinin içindeki Vatikan’cı hocalarla olan mücadelemizi gör ve bizi destekle…
Kur’an, Sünnet ve Ehli Sünnet geleneği tek kurtuluş yolu, biliyorsun…


İslam’a hizmetim bu denli etkili olmasaydı, bana düşman olmazdınız!
Kininizden haz alıyorum…
“…De ki: Kininizden ölün!..” (Âli imran 119)


‘Eşcinselim’ ne demek?
Bu ne hastalıklı bir tercihtir?
Günah koleksiyoncusu musun sen?


“…Afgani > Abduh > Reşid Rıza > M. Akif Ersoy…”
– Bu reformist silsileden gelen itikadi bilgilere itibar etmeyin!
– Bu silsile, ‘Batılların Silsilesi’dir
Not: Mehmed Akif Ersoy’un, ölmeden önce bid’at görüşlerine tövbe ettiği söylense de, bu konuda bir nakile şahid olmadım!


Sahte bir hocanın size din öğretmesi; bir hırsızın, ‘Arabanın yükünü hafifletirsem daha az benzin yakar diye senin mallarını çaldım’ demesi gibi lütuftur(!)


Selefi Maskeli Vehhabi

Selefi maskesi takan ama Vehhabi olduğundan şüphelendiğiniz birini gördükte, ona 3 soru sorun:

  1.    İbni Teymiye hakkında ne dersin?
    2. Türkiye’de oy kullanmak hakkında ne dersin?
    3. Allah gökte midir, ne dersin?

Bu üç sorudan birisinde bile olsa takiyesi yıkılacak ve maskesini yüzünde tutmaya devam edemeyecek, içindeki tekfirci kurabiye canavarı ortaya çıkacaktır!


Malesef Diyanet, ismen reddiye yapmak vazifesini yerine getirmiyor!
Din tahrifçisi sapkınları deşifre etmek de bize düşüyor…


Kürsüde, ‘Çiyanın başı Vatikan’dır’ diye haykıran hoca, 15 yıl sonra Vatikan’a biat etti!  Aaah riyaset sevgisi ah!..


Zina serbest ama dini nikah yasak!!
Düzeltilmesi gereken çok fazla şey var hâlâ ülkemizde…


Sevgililer gününü, anneler gününü ve Yılbaşını kutlayan Mealci, ‘Kandil günü kutlamak şirktir’ diyor!


İsra ve Mirac’ı sadece Mekke’li putperestler değil, Hadis inkarcısı Mealistler de kabul etmiyor!..


“Kur’an’dan başka kitaba gerek yok” diyen adam 20 kitap yazmış!
Bul karayı, al parayı sahtekarlığı bu işte…


“Adem’in de Babası Var(!)” Tiyatrosunun 2. Bölümü!

Caner Taslaman:Bir Müslümanın evrim teorisine inanıp inanmamasında sorun yok!’
– ‘Peygambere, hadise, mezhebe gerek yok’ demelerinin nedenini şimdi anladın mı Müslüman?

Şirk ile tevhidin çorba edildiği yeni bir din uydurmak!
Siz Ekber Şah’sanız, bizler de İmamı Rabbani’yiz; hadi bakalım…
Not: Evrim teorisine inanan kişi, Mao gibi, Stalin gibi, Lenin gibi kafir gider bilesiz…


Tıpkı atam Fatih gibi, Yavuz ve Abdülhamid gibi Siyonizm’in ve Haçlı Batı’nın düşmanıyım!


Oy kullanmayıp kafire kurşun veren Müslüman!
Ahirette yakana yapışacağım…


Ne zaman hızlansak, bitiş çizgisinin yerini değiştirdiler ama yarın bu yarışı kazanacağız inşaallah… (Büyük referandumdan bir gün önce)


2 asır önce Vehhabiliği kurup ümmeti bölen adamın müridi, bana ‘ümmeti bölme hocam’ diyor!


Ego göbeğinden sebep ayağını bastığı yeri göremiyor Vehhabi!
Logar çukuruna düşünce de ‘yardım edin’ diye bağırıyor!
Hani kuldan yardım istemek şirkti?


‘Namaz kılan adama verecek kızım yok benim’ diyen biri nasıl Alevi olabilir? Ancak Ali’siz Alevi olabilir…


Ehli Sünnet vel cemaat, ana caddedir. İslam’ın yekünüdür…
‘Yok, ben patikadan giderim’ diyen, gaspçıya gider!


Mustafa İslamoğlu, dinin Kemal Kılıçtaroğlu’su gibi!
Yüksek miktarda gaf üretiyor…


Bana bid’at ehlinden bahsetme diyemezsin!
Allah, Kur’an’da sadece doğru olan yolu anlatmaz; yanlış yolları da anlatır…

“Onların çoğu, şirk koşmadan Allah’a inanmazlar.” (Yusuf 106)


Türbanlı ama makyajlı ve parfümlü de aynı zamanda…
Yanlış yapıyorsun abla!


Mezheplere ne gerek var diyenler, Şii İran’ın akibetine ibretle baksınlar!
Dört hak Mezhebe uymayan Şia, bugün 60 ayrı mezhebe bölünmüştür…


Onlar, tek adama karşı değiller!
Tek adamın, dindar bir Müslüman olmasına karşılar…


İlahımızı onlar seçmek istedi!
Peygamberi de onlar belirledi!!
“Firavun: ‘Eğer benden başka ilah edinirsen, seni kesinlikle hapsederim’ dedi.” (Şuara 29)


LAİKÇİ; Tersten oku: İÇKİAL
Bu da mı tesadüf Ateyiz?


‘Cehenneme bi girip çıkarız hocam, ne olacak yaa’ diyor!
– Sahile mi gidiyorsun oğlum; nereye girip çıkıyorsun sen?


‘Bizim cemaatte kitap okumak yasaktır’ diye bir mesaj aldım geçen!
Hak yoldan sapık cemaatler çok hâlâ…

“Yaratan Rabbinin adıyla OKU!”
(Alak 1-2)


Nevruz, ateşe tapan Mecûsilerin bayramıdır; biz Müslümanların değil!
Ateşin üzerinden atlarken ateşin içine atlıyorsun asıl, haberin yok!


Tarikatsız da Cennete gidilebilir.
Lakin mezhepsiz olan, ancak Cehenneme gidebilir…


Yeşilçam filmlerindeki sahte hoca profillerine alışmıştınız tabi!
Rüya bitti lakin… Artık gerçek hocaları göreceksiniz süreklice.


Ilımlı İslam!
Bir kısmının alınıp diğer kısmının atılabileceği, dilimli İslam!


Bir kağıt üzerine ‘karpuz’ yazarsanız, bu yazının kendi kendine, tesadüfen yazıldığına hiçkimse inanmayacaktır.
Oysa bugün dünya üzerinde, yeşiliyle, kırmızısıyla gerçek bir kapuzun, kendi kendine ve tesadüfen oluştuğuna inanan aklı kirada milyonlar var…


Sizi ateşe tapınmaktan kurtardığı için mi halifemiz Ömer’e düşmansınız ey Şii’ler?


Kripton’dan gelmiş bir uzaylı gibi konuşuyorsun ama senin vatanın yok!
Haricilik aşısı bu ülkede tutmaz Vehhabi…


Ölünün arkasından konuşulmazmış!
Firavun’un, Karun’un ve Ebu Leheb’in arkasından neler söylüyor Allah?


100 yıllık bir çürümüşlüğü, 10 yılda düzeltmemizi nasıl beklersin?
Bir bardak kusmuk, bir bardak suyla temizlenmez…


Bölüyor muyum?!
Kur’an, insanları üçe bölmüştür:
Mü’min, Münafık, Kafir.
Münafıklar ve Kafirlerle alakalı ayetleri gizliyeyim mi diyorsun yani?


Bugün oğluna Şaban ismini koyan baba yok gibidir.
İnek Şaban sloganıyla, Peygamberimizin ayı olan Şaban ayının, ahmakların ayı olduğu algısını milletin bilinçaltına yutturmuşlardır.
Recep ayını ayağa düşürmenin yolu da Recep İvedik isminin kullanılmasıyla olmuştur.
Yakınlarda, Ramazan adında yarı zekalı bir adamın komedi filmi çıkarsa hiç şaşırmayın…


Babasından kalan 10 Trilyonluk mirası reddeden çulsuzun zeka seviyesi neyse;
Osmanlı’dan kalan cihan devleti mirasını reddeden Kemalistin zeka seviyesi de odur…


Ateist: Dünyayı yaratmadan önce Allah var mıydı?
Hoca: Elbette vardı.
Ateist: Nasıl vardı? İsbat et!
Hoca: Newton’dan önce de yerçekimi var mıydı?
Edison’dan önce de elektrik var mıydı?
Ateist: ….!!


Amerika, İngiltere ve İsrail’in yaptığı üç yeni Frankeynştayn var bugün:
El Kaide, Nusra, Daeş…


Şefaat haktır. İnkarı küfürdür. İstismarı küfürdür…
“Rahman’ın huzurunda söz almış olanlar dışında, hiç kimse şefaat edemeyecektir.” (Meryem 87)


‘Oy vermek şirktir’ diyen Selefiler, 4. Halifemiz döneminde yaşasalardı, İmam Ali’ye karşı Haricilerin safında savaşırlardı emin olun…

(Allah Halifemizden razı olsun)


Mealistlerin, Peygamberimizin sünnetini katletme girişimleri, en az, Yahudilerin Peygamberlerini katletme girişimleri kadar aşağılıkçadır…


Cehennemi zalimane bulan Ateist, arabasını çizen çocuğun 10 yıl hapsini istiyor!


Hadi namaza diyorum;
‘Ben Bektâşîyim’ diyor!
Yaa ne demek Bektaşi?
Uzaylı falan mı bu?!


‘Vehhabi diye bir şey yok’ demek; ‘Mao diye biri tarihte yok’ demek gibi akıl dışı…


Atan Yavuz Selim’in, atını Batıya değil de İran’a sürmesinin sebebini şimdi anladın mı kardeşim?


Bu ümmetin % 90’ı Sünnî’dir.
Her sıkıştıklarında ‘mezhepçilik yapmayın’ yaygarası koparan Şii İran, bugün Halep’te sırf Sünni olduğu için kadınların ırzına geçiyor, çocukların kafalarını koparıyor!
Bu Şii haydutlardan biri gelip size, ‘mezhepçilik yapma’ türküsüne başladığında yüzüne tükürün…


Halep’ten, ‘Erdoğan müşriktir, tağutlar bize yardım etmez’ diyen Vehhabi!
Müslüman Türk milletinin otobüslerini gördüğün anda hissettiğin utanç, ömrünün sonuna kadar sana yeter…

Kaç numaralı otobüse bindiysen, onu da çek, yayınla artık!


Ey Şia’yla vahdet hayali kuranlar!
Vampirlerle insanların dost olduğu bir filim bile yok…


Şii, İbni Sebe’nin tarihteki varlığını inkar etmek, Hitler’in varlığını inkar etmek gibi hezeyandır!


Allah ile kulu arasına girilmezmiş(!)
124 bin Peygamberi neden gönderdi Rabbin o halde?


Vesileyi kabul etmeyenler, Kur’an da okumasın o zaman!
Direk Allah ile konuşsunlar(!)


Mealist: Tek efendi Allah’tır. Mevlid kandili de neymiş?
Hoca: Makineler aşık olamaz toraman! Seni anlıyorum…
“Yûsuf, onlardan, kurtulacağını düşündüğü kişiye, ‘Efendinin yanında beni an’ dedi…” (Yusuf 42)


Masanın üstünde, yarısı suyla dolu bir bardak vardı:
Pesimist: “Bu bardağın yarısı boş!”
Optimist: “Bu bardağın yarısı dolu!”
Kemalist: “Atam olmasaydı, bu bardak olmazdı!”
Mealist: “Bardağa inanırız ama suya inanmayız!”
Selefist: “Bardağı ve suyu bizden başkası bilemez!”
Şiist: “Bardağa ve suya yemin olsun, hepiniz kafirsiniz!”
Ateist: “Bardak ve su, masanın üstünde tesadüfen oluşmuştur!”
Deist: “Bardağı Allah yapmıştır ama hiçbir amacı yoktur!”
Komünist: “Bardak da bizim, su da bizim!..”


“Kur’an’da 323.015 harf,
77.439 kelime vardır…” İmam Süyutî (rahmetullahi aleyh)
– Kur’an’ı orjinal metniyle başından sonuna kadar 1 kez bile okumamış olan Mealciler, bütün harflerini ve kelimelerini teker teker sayan allâmelere ‘kafir’ diye hitap edebiliyor! Zaman, bilgi kirliliği zamanı…


Batılılaşma adına, kitaplardan Muhammed aleyhisselam’ı çıkardılar; Yerine Lenin’i, Stalin’i, Mao’yu koydular!
Bu çağdaş eğitim sistemiyle de “İstediğime veririm, evlenmem! Hamile kalırım; öldürürüm, doğurmam!” diyen rezil bir nesil ortaya çıktı!
100 yılımız çöpe gitti…


Haricîlerle cihad etmek sahabeye farz kılındığı gibi;
Vehhabi-Selefi Daeş’le cihad da bize farz kılınmıştır…
Şanlı atalarımız, bid’at ehlini defaatle helak etmiş idi. İnşaallah biz de onları kahredeceğiz…
Allah Teala, ordumuzu, görünmeyen ordularıyla desteklesin! Âmin…


İkiyüzlü Batı…
İçimde bi yanım diyor ki, “tükür yüzlerine, bedduayı bas!”
Öbür yanım diyor ki, “evet, bence de bas!”
İç alemimde bu konuda hiçbir ihtilaf yok, görüyorsunuz…


“…Bunlar Kur’an’ın, APAÇIK bir kitabın âyetleridir.” (Neml 1)
“…İnsanlara, kendilerine indirileni AÇIKLAMAN ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur’an’ı indirdik.” (Nahl 44)
Ateist: “Hem apaçık kitap diyor hem Peygambere kitabı açıkla diyor! Bu insan yazması bir kitap, çelişkilerle dolu işte!”
Mealist: “Hiç bu açıdan bakmamıştım. Yeni basacağımız Kur’an’da alttaki ayeti çıkartalım, çelişki var gerçekten!!”
Hoca: Kur’an, Levhi Mahfuz’a da “apaçık bir kitap” diyor; peki var mı okuyabilen!?
Burada apaçık denmesi, tıpkı diğer Kutsal Kitapları gibi Allah tarafından gönderildiği aşikar ve açık anlamına gelir. Aklınızı kiradan alın artık…


“Her nefis, ölümü tadacaktır.” (Ankebut 57)
“Onlara ölü demeyin, onlar diridirler…” (Bakara 154)
Ateist: “Bak, Kur’an’da çelişki var işte!”
Mealist: “Hakkaten yaa! Alttaki ayet Kur’an’dan çıkarılmalı bence!”
Hoca: Salt akılla sadece meal okuyup tefsir okumazsanız, “Allah, hata yapmış” demeniz normal gelecek elbette…


Zaten adı Laikçi!
Tersten okudun mu, ‘içki al’ çıkıyor…
Adamların akîdesinin temeli bile içki içmeye dayanıyor!


Bu ümmetin PKK’sı, SELEFİ’ler; FETÖ’sü de Şİİ’lerdir…


‘Tarikat yoktur’ demek, ‘Peygamber ve sahabesi yoktu’ demektir(!)
(Allah’ın selamı öncülerin üzerine olsun)
“De ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın…” (Âl-i İmran 31)


Kamalizm, yeni bir Din’dir(!)
Tanrısı, Layik;
Peygamberi, Mustafa Kemal;
Kitabı, Nutuk;
Kıblesi, Anıtkabir olan;
İslam da dahil bütün dinleri reddeden ama saldırılarını sadece İslam’a yapan, dalkavukların uydurduğu sahte bir din…


Mustafa İslamoğlu…

Vefat etmiş olan öz babasına Kur’an okuyamayacak; sapkın ideolojisinden dolayı!
Kabrinin başına gidecek ve Hristiyanlar gibi hiçbir şey yapmadan ayakta dikilecek…
En kötü kısmını söyleyeyim:
Muhterem babasının ruhuna Kur’an okuyacak olan binlerce samimi Müslümandan hiçbirine engel olamayacak…
İçi içini yiyecek, kuduracak!
Ama Kur’an tilavetini engelleyemeyecek…


Çocuğuna İbni Teymiye’nin kitabını hediye ediyorsan, cami çıkışında, ‘sen kafirsin baba’ demesini de sineye çekeceksin hacı amca…


Kamalistler, ‘darbe gecesi biz de sokaklardaydık’ demişlerdi de inanmamıştım!

Meğer doğruymuş(!)

Minarelerden sela okuyan müezzinlere, ‘Sizin devriniz bitti artık!’ diyerek tekme-küfür-tabanca saldıran solcuların kasedi patladı…


Selefi: Kimsin bilmiyorum ama videoların her yerde konuşuluyor. Selefiler hakkında konuşmayı bırakmak ve yaptıklarına açıktan tövbe etmen için akşama kadar süre veriyorum. Yoksa 12 bin kişilik sayfamda senin bir iftiracı olduğunu paylaşacağım.

Hoca: Kimsin biliyorum! Sana akşam ezanına kadar süre…

Amerika ve İngilize biat etmiş bir Vehhabi olduğuna, Daeş ve Nusra gibi terör örgütlerine hizmet etmeye akşama kadar tövbe ettin, ettin;

Etmezsen, kucağına bir atom (vaaz) bombası bırakacağıma ve sizin türünüzden Harici ümmet düşmanlarına reddiyelerimi arttıracağıma söz veriyorum. Üvey kardeşiniz PKK-PYD ile beni iyi tanırsınız…

BAYRAKTAR SİHA


Selefiler, kafirlerle alakalı ayetleri Müslümanlara uyarlayıp tekfir ediyor!
Şiiler, münafıklarla alakalı ayetleri sahabelere uyarlayıp tekfir ediyor!
Mealistler, müşriklerle alakalı ayetleri sûfilere uyarlayıp tekfir ediyor!

Sözde üçü de ümmetin birliğini istiyor!..


Japonya’ya iki atom bombası atıldı ve 20 yılda ayağa kalktılar.

Bu topraklara ise Kamalizm(CHP) bombası atıldı;
100 yıldır üçüncü dünya ülkeleri liginde oynuyoruz…


Vatikan Müslümanı Mealciler, Fethullah Gülen’in akîdesindedirler ki, şöyle derler:
‘Peygambere lüzum yok! O Bize Kur’an’ı bıraktı ve işi bitti!’

Bugün karşımıza gelse ve “Siz yanlış yoldasınız, bu işten dönün” dese; biz deriz kiSen bize Kitâbı bıraktın ve artık vazifen sona erdi!
Sen yoluna, biz yolumuza!!!’


Kamalistler, İslami usüllere göre gömülmemeli bence!
Madem yeni bir peygamberleri var(!) ve yeni bir kitap getirmiş(!)
Yeni bir defin ritüelleri de olmalı…


Abdülaziz Bayındır, X Men’deki Wolwerin gibi!
Hiçbir reddiyemiz acı vermiyor.
Deliller, bi kulağından girip öbür kulağından çıkıyor; hiç değişim yok!
Kur’an’ı tahrif yoluna adanmış, hastalıklı bir ruh hali…


Fetö’yü bahane ediyor, cemaatleri eleştiriyor!
Hasan Sabbah’a bakıyor, Ahmed Yesevi’yi eleştiriyor!!

“Semih Terzi de asker, Ömer Halisdemir de asker” diyor!!!
Tek kelimeyle sahtekarsınız…


Bugün asli vazifemiz, son 100 yılda cahil bırakılmış olan bu millete, acilen din ilimlerini öğretmektir.

Bunu eğitimi hızlı bir şekilde veremezsek, bizim çocuklarımızı alır, zihinlerini doldurur ve birer canlı bomba olarak yine bize karşı kullanırlar…

“…ve lâ taktulû enfusekum. – Kendinizi öldürmeyin!” (Nisâ 29)


Devlete şirk koşan FETÖ’ye, devletin neler yaptığını gördünüz!
“İslam devletine karşıyım” diyerek Allah’a şirk koşan Kamalizm yaranıcısı sahte hocaya da Allah’ın neler yapacağını göreceksiniz…


Biri Komünist Marx’ı okuyor, öbürü Selefici İbni Teymiye’yi!
İkisinin de tek hedefi var:
İnsan öldürmek…


Şehitler köprüsü,
Fatih Sultan Mehmed köprüsü,
Osman Gazi köprüsü,
Yavuz Sultan Selim köprüsü…
Biraz empati yaptım da, eğer bir İslam düşmanı olsaydım, şu isimleri duyunca ben de kudururdum!


Hadis inkarcılarını Kur’an’a arzettik ve karşımıza şu ayetler çıktı:

“Şüphesiz, Allah’ı ve peygamberlerini inkâr edenler, Allah’a inanıp peygamberlerine inanmayarak ayrım yapmak isteyenler, “(Peygamberlerin) kimine inanırız, kimini inkâr ederiz” diyenler ve böylece bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isteyenler var ya; işte onlar gerçekten kâfirlerdir. Biz de kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamışızdır.” (Nisa 150-151)


Selefiler de tıpkı Fetö’cüler gibi gizli kapaklı çalışırlar.
Sosyal medyada hepsinin yüzleri gizlidir, isimleri gizlidir!

– Adın nedir kardeşim?
– Ebu Tekfir!
– Neden adını ve yüzünü gizleme ihtiyacı hissediyorsun?

Demek, kötü bişeyler yapıyorsun sen!?


“Ey iman edenler! Allah’a ve Peygamber’e hainlik etmeyin…”
(Enfal 27)

Vatikan’ın Muhammedsiz İslam projesinin değnekçisi olan Mealciler, en az Fetö, Pkk ve Daeş kadar tehlikelidir!

Allah ve Resulüne ihanet eden bu modernistler, önünde ya da sonunda bize de ihanet edecektir.
Uyanık olun…


Kur’an’ı anlayabilir miyiz?
Anlarız ama Peygamberle ve alimlerle anlarız; meal okuyarak değil…

Tıp ilmini anlayabilir miyiz?
Anlarız, ama doktorlarla anlarız; tıp kitapları okuyarak değil…


Mealciler, Kur’an okuyup tefsir okumadıkları için sapıttı! (Modernizm)

Selefiler, hadis okuyup şerh okumadıkları için sapıttı! (Işid – Daeş)


Darbe gecesi evinden çıkamayan Mealciler; kolkola, kurşunlara doğru yürüyen cemaatlere hakaret ediyor! Şu münafıklığa bakın!


Yalan söylemek helal!
İçki içmek helal!
Karının başını açmak helal!
Namaz kılmamak helal!
Sınav sorularını çalmak helal!
Mut’a nikahı helal!
Sivil halkı öldürmek helal!..

Bunca yıldır yaptığınız ev sohbetlerinde, Kur’an ve Sünnete dair hiç mi bişey konuşmadınız? Bu nasıl cemaat?!


40 yıl boyunca, devleti ele geçirip yeni bir Humeyni olabilmek için plan yaptı…
İmam Hatipli bir vatanseverse, 3G ile 20 saat içinde 40 senelik bütün tuzaklarını yıktı!

Mevla intikamını, kul eli ile alır!
İlmi hali bilmeyen, bunu kul yaptı sanır…


Günümüzün süper güçleri, Amerika, Rusya ve Çin’de idam cezası var.

Eğer Osmanlı gibi süper güç olmak istiyorsak, elbet bizde de olmalı… Sinekleri kovmakla uğraşmaktan, karpuz yiyemiyoruz ki!

Sık şu sinek ilacını! Yarım saat sonra otur, rahat rahat ye karpuzu, kavunu…


Gülenizm İmparatorluğu Neden Helak Edildi?

1. Türkçe Olimpiyatları denilen rezalette, 15 yaşında kızları dans ettirip şarkı söylettiler ve ‘Resulullah bundan razıdır, O bizi ziyarete geldi’ diyerek yalan rüyalar uydurdular!

2. Hiçbir ümmet faaliyetinde meydana çıkmayan ablalar, faizle çalışan bankaları batmasın diye, bu bankaların kapısında Kur’an okudular!

Allah ve Resulüne savaş açtılar!

3. Sırf, devlet içinde istedikleri noktalara atamalar yapılmadığı için, sadece milletini değil, tüm Muhammed ümmetini düşünen Müslüman liderlere beddua seansları düzenlediler!

4. ‘Kutsal hedefe giden yolda her şey mübahtır’ mantığıyla, Kur’an ve Sünnette örneği olmayan, haramların helalleştirildiği yeni bir din ihdas etmek istediler!

Bu konuda, mezhepsiz Mealcilerin taklit mercii de FETÖ cemaatidir.

5. Devlet kademelerine adam yerleştirme gayretine girdiler. Halbuki cemaatlerin görevi adam yetiştirmektir, yerleştirmek değil.

Liyakatli olmayan birini, sırf ‘bizdendir’ diye göreve sokarsan, daha layık ve ehil olanın hakkına girmiş olur ve beddualarını alırsın ki, bu mazlumların beddualarıyla Allah arasında perde yoktur.

Ve sonucu da, Karun gibi yerin dibine sokulmaktır…


İngilizler, ‘Atatürk’e bağlı kalın’ diyor;

Amerika, ‘Atatürk’e bağlı kalın’ diyor;

İran, ‘Atatürk’e bağlı kalın’ diyor;

Putin, ‘Türk Devleti İslamlaştıkça, Atatürk mezarında ters dönmüştür’ diyor!..

Türkiye’nin ve ümmeti Muhammed’in en büyük düşmanı olan bu dört devletin, Mustafa Kemal’e olan bu sevgisi nedendir diye düşünüyorum?


Darbe gecesi şaşkına dönen düşmanlarımızdan biri de, Osmanlı’yı ve torunları olan bizleri cihad yapmayan müşrikler olarak gören İngiliz hizmetkarı Selefilerdi.

Altı asır dünyaya hükmetmiş olan Osmanlı’yı okumazsanız, bizi de okuyamazsınız elbet.

Canlı bomba olup Müslüman öldürmek kolay!
Asıl mesele, Müslümanlar öldürülmesin diye tankların altına yatabilmekte…


Fetö’cü hainlerin, darbe tuzaklarının Allah tarafından bozulmasının bir sebebi olarak da, idarecilerimizin, 3 milyon Suriye’li kardeşimize sahip çıkmaları ve dualarını almalarını bir vesile olarak görüyorum…

 “Sadaka vermekte acele edin; çünkü belâ, sadakayı geçemez.” (Beyhakî)


Adamların muskaları 1 Dolar!

Birçok örgüt mensubunun ev ve işyerlerinde Haç ve İncil bulunacağını düşünüyorum.

Diyalog toplantılarıyla, Hristiyanlığın kolaycılığını eğri kalplerine yavaş yavaş sindirmişlerdi evvelce.

“Yahudilik ve Hristiyanlık tahrif olmamıştır” diyen bu Diyalogçuluk fitnesine, daha 2010’larda reddiye yapmaya başlamıştım.

Meyvelerini yeni yeni toplayacaklardı ama şeftalinin çekirdeği gırtlaklarını parçaladı şükür ki…


Cumhurbaşkanına, ‘sıfırladılar’ sözüyle iftira eden Hakan Şükür, şimdilerde yakın dostlarına, ‘sıfırı tükettik’ diye mesajlar atıyor!

İbretle izliyorum…


Amerikalı generalin, Türkiye’ye geçmiş olsuna gelmesi, cinayeti işleyen katilin habersizmiş gibi görünüp olay mahalline gelmesi gibi…

Bu ne yüzsüzlük?


İçinde bulunduğun cemaat, devlet kademelerine adam yerleştirmek istiyorsa, o cemaati terket!

Dümeni kırılmış bir gemidesin; hemen atla ve karaya yüz.

Hakiki bir cemaat, ümmete faydalı adam yetiştirir; adam yerleştirmez…


Beyaz çoraplı, ilikli yakalı, badem bıyıklı, bi sandalyeye iki kişi oturan kibar abiler, bizi F-16’larla bombaladı!
Hangi haşhaşı kullandıkları kesinlikle araştırılsın…


O gece sokaklarda, Türk bayrağı pelerinli, yüz bin milyon süper kahramanımız vardı ve ölüm korkuları alınmıştı…


50 metre üstünden geçen darbeci F-16’ya vatandaşın tepkisi:

“Mazotun bitince yere inmeyecek misin şerefsiz!”


OHAL’in Kısa Tarifi:

45 dakikada pişecek olan nohutu, düdüklü tencerede, hızlı ateşle 15 dakikada pişirip yemek…


Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ölmekten korkmadınız mı?” sorusuna; “Kadere inanmak, imanın şartıdır” cevabını verdi.

Kadere inanmayan Mehmet Okuyan, Mustafa İslamoğlu ve Fatih Tezcan, şu anda Nemrud gibi kafalarını duvarlara vuruyorlardır…


Fetö’cü generale ilk kurşunu sıkan kardeşim, neden direk alnından vurmuş?

Zombi gördün mü, kafasına sıkılır; evrensel kural…


Size Dönücem…

Selefiler, Şiiler, Mealistler, Kamalistler, Deistler ve Ateistler…
Bu aralar, kendi halkına bomba atan vatan hainleriyle uğraştığım için, hocadan kurtulduk sanmayasınız!

Şu pisliği temizleyelim, size dönücem…


Tasavvufun, insanı cihattan uzaklalaştırdığını iddia eden Mealciler ve Selefiler, darbe gecesi meydanlarda yoktu!

Kefere maşası bu iki batıl hareket, ümmeti bölmek ve cihattan koparmak için kurulmuş olan fitne başlarıdır!

Her kalabalığın önünde ve tankların üzerine çıkan vatandaşların görüldüğü her sahnede, Osmanlı torunu sakallı dervişleri görebilirsiniz oysaki…


15 Temmuz gecesi, parmağını ısırıp evinde bekleyen %70’in neler yapabileceğine dair ufak da olsa bir fikriniz olabilmiştir umarım…


Yayın hayatı boyunca, hep İslam’a ve Müslümanlara karşı tavırlı olan CNN Türk; hakir gördüğü o Müslümanlar tarafından, “Allahü Ekber” nidalarıyla darbecilerin ellerinden kurtarıldı!

Ne ironi ama…


Bizi takib eden Diyanete bağlı imam kardeşlerim;

Önünüze bir darbecinin leşi gelir de namazını kıldırırsanız, size olan hakkımı helal etmem bilesiz.

İslam’da, vatana ihanet edenin salâsı verilmez, yıkanmaz, kefenlenmez ve cenaze namazı da kılınmaz. Bir çukura atılır ve üstü kapatılır…

Zalimler için yaşasın Cehennem…


Bir takım muhafazakar medya, şehitlerimiz hakkında, ‘Demokrasi şehidi’ tâbirini kullanıyor. Bu cahil uydurmasıdır!

İslam’da Demokrasi şehidi, Devrim şehidi diye bir şey yoktur.

Şehitlerimiz; din için, vatan için ve özgürlük için şehid olmuşlardır.
Hiçbir Müslüman, kul yapımı yamalı bir sistem için can vermez.
Lütfen olayı sulandırmayın!


Toma’nın suyuna direnemeyen Kemalist gezicilerle, Skorski’nin mermilerine kafa atan Müslümanlar arasında çok fark var…


Yılda iki defa bayram namazına gidiyorsun ve ‘ayakları kokuyor’ diyorsun!

Benim ayaklarım, senin suratından daha temizdir. Traş yapma!

Günde 6 defa abdest alıyorum ben…


4 Hak mezheb arasında “mezhepçilik” yapmak fitnedir.

Ancak Vehhabi-Selefilere ve Şia’ya karşı mezhebçilik yapmamak, Allah’ın Peygamberine ve sahabelerine ihanettir…

(Allah’ın selamı öncülerin üstüne olsun)


Selefi kardeşim, biraz düşün!

Eğer kendini patlatmanın sonunda Cennet olsaydı, o bomba yüklü yeleği sana giydiren kişi var ya; bu işi sana bırakmazdı emin ol…


Kaliteli bir şiir bile yazamayan Ateist, okuma yazma bilmeyen birinin getirdiği, 14 asırdır taklit edilemeyen şu eşsiz Kitabı yalanlayabiliyor!..


Her kulun bir zikri vardır:

Sûfîler, “Allah, Allah” diye;
Selefiler, “Kafir, Kafir” diye zikreder…


Kur’ân-ı Kerim’e, kuran diyebilecek kadar echel bir felsefeci:
Hadislerin uydurma, mezheplerinse şirk olduğunu salık buyuruyor!

Fe Sübhânallah! Ayaklar başa geçti, bu kıyamet alameti…


Mealciler; Avrupa Birliği standartlarına uygun, ılımlı bir din(!) istiyor…


4 Hak mezheb arasında ‘mezhebçilik’ yapmak fitnedir.

Ancak Vehhabi-Selefilere ve Şia’ya karşı mezhebçilik yapmamak, Allah’ın Peygamberine ve sahabelerine ihanettir…

(Allah’ın selamı öncülerin üstüne olsun)


Hazreti Ali (radiyallahü anh) ile Haricîler arasında ne kadar fark varsa, biz Ehli Sünnet ile Selefîler arasında da o kadar fark vardır…


Kafirin kutsalı yok!
Putperest Rusya ve zındık Şia, Ramazan’da Müslümanlara olan saldırılarını arttırdı.
Marksist kafir PKK ise, yurt içindeki terör eylemlerinde gaza bastı.
Söz birliği etmişçesine ümmete saldırıyorlar.

Ve Allah şöyle dedi:

“(Resûlüm!) İnkâr edenlere de ki: Yakında yenilecek ve Cehenneme sürüleceksiniz. Orası ne fena yataktır!” (Âl-i İmran 12)


Hem “Kur’an’dan başka kaynak tanımam” diyor, hem de “hadisler 200 yıl sonra yazılmış, kaynağı var” diyor!

Bu uyduruk bilgi için hangi kaynağa iman ettin; Yahudi Goldziher mi?


‘Peygamberin açıklamalarına(hadis) ihtiyacımız yok’ diyen Mealistlerin;
‘Seninle değil, Allah’la konuşuruz’ diyen müşriklerden ne farkı var?


İngilizin Değnekçisi Selefiler, Bize Cihattan Bahsedemez!

Şanlı Osmanlı Devleti, 623 yıl yaşamış ve küffar ile ortalama her üç yılda bir cihad etmiştir.

Atalarımız, altı asırlık bu dönem içinde toplamda 207 savaş yapmış ve Allah’ın yardımıyla bu cenklerin 170 tanesinden galip olarak ayrılmıştır.

Hal böyleyken, bu şanlı tarih içinde hiçbir cihadımızda bize destek olmayıp, aksine haçlı İngilizlerle birlik olarak bize karşı savaşan Vehhabi-Selefiler, ceddimiz Osmanlı’dan bahsederken, ‘Kafirler’ diye hitab ediyor ve teb’ası olan milyonlarca Müslümanın da müşrik olduğunu iddia edebilecek kadar yüzsüzleşebiliyorlar…

Onların şeyhleri İngiliz’e biat etmeye çağırıyor;

Bizim şeyhlerimiz ise, kafirlerin tamamıyla cihad etmeye…

İşte farkımız budur; zira küfür tek millettir.

“Sen dinlerine uymadıkça ne Yahudiler ne de Hıristiyanlar asla senden razı olmazlar.” hükmü, size bu kafirlere itaat etmeyi bırakıp bize tâbi olmanız gerektiğini anlatmıyor mu ey Seleficiler? (Bakara 120)

“Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa doğru yolu bulmuş olurlar; dönerlerse mutlaka anlaşmazlık içine düşmüş olurlar. Onlara karşı Allah sana yeter. O işitendir, bilendir.” (Bakara 137)


Yunus Emre’nin, Molla Kasım’ı şoka soktuğu şiirine şaşırmayın!

O mübarek derviş, kendisinden yüzlerce yıl sonra yeni bir din uyduracak olan Muhammedsiz Mealistlere bile şiir yazmış…

“Âşık Yunus neder dünyayı sensiz?
Sen hak Peygambersin şeksiz, gümansız.
Sana uymayanlar gider îmansız,
Adı güzel, kendi güzel Muhammed.” (Övgüler ve selam üstüne olsun)

“Yüzleri ateşte evrilip çevrildiği gün: ‘Eyvah bize! Keşke Allah’a itaat etseydik, RASÛLE İTAAT ETSEYDİK!’ derler.” (Ahzab 66)


“Kur’an’ın açıklanmaya ihtiyacı yoktur” diyor;

Sonra masada iki ayet okuyor, peşinden ayetleri açıklayıcı iki yüz cümle kuruyor!

Senin Kur’an’ı açıklamaya hakkın var da Resulullah’ın yok mu sahtekar?


‘Atam’ dediğin adamı kimin övdüğüne dikkat et!
İngiliz mi övüyor, Muhammed aleyhisselam mı?


Dünyada en çok sevilen insan, Muhammed aleyhisselam’dır.
Yine dünyada en çok düşmanı olan insan da Muhammed aleyhisselam’dır.

Eğer insanlara hakikati tebliğ eden bir davetçiysen, senin de çok sevenlerin ve çok nefret edenlerin olacaktır. Buna alışırsan üzülmezsin.


Bir Ehli sünnet talebesi medreseye gider ve ilmi A-B-C-Ç-D-E sırasıyla öğrenir: Kur’an, Tefsir, Hadis, Fıkıh, Akaid, Tasavvuf…

Bir Selefi ise, ilmini Google’dan şu sırayla öğrenir; A-D-Ğ-Z…(!)

Bu usulsüzlük sebebiyle, arada görmediği alfabe harflerinin tamamına, “yok öyle bir şey” der ve önce inkar, sonra tekfir eder…

Oysa inkar, ilim değildir!

Seleficiler, bu karışıklıkta hadis inkarcılarıyla aynı kafadadırlar…


Maturidi ve Eş’ari ekolleri, Mu’tezileyi tarihin kirli sayfalarına gömdü.

Sırada, İngilizler tarafından mutaje edilmiş, Hariciliğin zombi versiyonu olan Vehhabi – Selefilik fitnesi var…

Allah Teala, Şia ile beraber ümmetin en büyük düşmanı olan bu mezhepsizleri de düzeltmeyi bize nasib etsin…


İngiliz

Abdülhamid Han’ı kim devirdi? – İngiliz.

Vehhabiliği kim kurdu? – İngiliz.

007 James Bond nereli? – İngiliz…

Neden ‘İngiliz Anahtarı’ deniyor da ‘Arnavut Anahtarı’ denmiyor?

Çünkü bu tür anahtarla, az bir güç sarfederek büyük işler yapılabiliyor.

İngilizler, Müslümanların içine birkaç ajan koyuyor ve bu ajanlar az bir fitne ile bizi birbirimize düşürüyor. Bakınız; El Kaide, Daeş, Boko vs…

Kızılderili’nin dediği gibi; “Bir gölde iki balık kavga ediyorsa, bil ki 5 dakika önce oradan uzun bacaklı bir İngiliz geçmiştir.”

Tatmin olmadın mı? Bir örnek te ceddimizden vereyim;

“Hangi taşı kaldırdıysam, altından İngiliz çıktı!” Sultan Abdülhamid Han (rahmetullahi aleyh)


İslam’ı doğru anlayabilmek için, Muhammed aleyhisselam bir vesiledir.

Son Peygamberi anlayabilmek için, sahabe-i kiram bir vesiledir.

Sahabeyi anlayabilmek için de hak mezhepler birer vesiledirler.

İçi boş sloganlarla bu vesileleri inkar etmek, yaşayabilmek için gerekli olan yeme-içme vesilesini inkar etmek gibi kuru gürültüdür…


Facebook’ta, Peygamberimizin adının üstüne çarpı koyan bir mealcinin profiline girdim ve takip ettiği adamların kimler olduğuna baktım;

Mustafa İslamoğlu, Mehmet Okuyan, Abdülaziz Bayındır, Edip yüksel…

Bilmem anlatabilooor muyum? (Iyyy! Yazarken bile midem bulandı!)


Mealistler, Kemalistler ve Ateistler…

Farklı karargahlarda ama aynı cephede bize karşı savaşıyorlar.

Aynı argümanları kullanıyor ve aynı noktaya saldırıyorlar.

Hedefleri; Muhammed aleyhisselam’ın sünnetini ve talebelerini ümmetin hafızasından silip yok etmek ve sonra Deist bir nesil…


‘Peygamberimiz hangi mezheptendi?’ sorusu, ‘okul müdürü hangi sınıftandı?’ diye sormaya benzer!

Her sınıfın bir öğretmeni vardır, ama müdür, bütün sınıfların öğretmenidir…

Bir yerde okul varsa, orada bir müdür ve öğretmenler de olmalıdır.

Peygamberimiz (aleyhisselatü vesselam), İslam okulunun muallim müdürü; sahabe ve uleması da onun öğretmenleridir.

Bu okul müdürünü ve öğretmenlerini yok sayarak okulun sahibi olduğunu iddia eden yeni yetme modernistler ise, olsa olsa eşkiya olur!

“…Alimler, peygamberlerin varisleridir. Peygamberler ne dinar, ne de dirhem miras bırakmadılar, ancak ilim miras bıraktılar. Şu halde o ilmi alan, büyük bir pay almış demektir.” (Buhari, İlm, 10; Ebû Davut, İlm, 1; Tirmizi, İlm,19; İbn Mace, Mukaddime,17)


Ameli hatalarda, üç yanlış, bir doğruyu götürebilir.

İtikadi hatalar ise, bir yanlışın bütün doğruları götürdüğü hatalardır.

Mesela, “Kader yok” demek, bütün doğruları götürür ki bu, “Allah her şeyi bilemez, O cahildir!” demenin örtülü halidir…


Solcu, Komünist ve Faşist gençler, beyin hücrelerini içki, uyuşturucu ve zina ile öldürmekle meşguller.
Bu ülkenin ve ümmetin parlak geleceği, akıllarını Kur’an ve Sünnetin tükenmez enerjisiyle takviye eden Muhammedî gençlerin gayretleriyle inşâ olacaktır…

Artık bahar geldi; kader mevsimi dönüyor,
Süleyman’ın rüzgarı sırtımızdan esiyor…

Şu anda İslam’dan başka bir sisteme hizmet edenler, kasırgaya karşı kürek sallayan yaşlı kayıkçılar konumundadırlar…


“Fıkhı Ebu Hanife’den, İmam Şafi’den öğrenme, aç Kur’an’a bak!” diyen ergen!

Hava durumunu öğrenmek için Meteorolojiye niye bakıyorsun? Gökyüzü tepende, kaldır başını bak!


Selefi kardeşim!

İnanç esaslarının, bir Harici’nin akidesiyle aynı olması, vicdanını hiç rahatsız etmiyor mu?

Haricîler sahabeleri katletti, siz de kabirlerini patlatıyorsunuz!

“Şu halde nereye gidiyorsunuz?” (Tekvir 26)


Mealist: Kur’an’ın Sünnet olmadan yaşanamayacağını söylüyorsunuz. Bu Kur’an’ın yetersiz olduğu anlamına gelmiyor mu?

Hoca: Allah yetersiz midir ki Peygamberler göndermiştir o zaman(!)?
(Hâşâ ve Kellâ)

İnsanlara dini öğretmesi için gönderdiği Peygamberlerin varlığı, Allah’ın aczi manasına gelmediği gibi; Kur’an’ın açıklaması ve uygulaması olan Sünnetin varlığı da Kur’an’ın yetersiz olduğu anlamına gelmez…


Ondokuzcu: Bizler muvahhidiz ve İbrahim’in tevhid dinine tabiyiz. Sizlerse hadislere uyarak şirke batmışsınız!

Hoca: Sahtekarlığı bırakın! Açıkça ‘sizin Peygamberinize inanmıyoruz, biz Reşat Halife’nin peygamberliğine inanıyoruz’ deyin; az mert olun! Takiyede Şii’leri geçtiniz be…

“İnsanlar içinde İbrâhim’e en yakın olanlar, ona tâbi olanlar; BU PEYGAMBER ve BU PEYGAMBERE İMAN EDENLERdir. Allah mü’minlerin dostudur.” (Ali İmran 68)

Şimdi kimmiş İbrahim aleyhisselam’a tâbi olan bre yalancı?


Mealist: Kur’an açık bir kitaptır ve herkes anlayabilir. Neden karmaşıklaştırıyorsunuz?

Hoca: Zaten size göre Kur’an’ı herkes anlayabilir ama alimler anlayamaz(!)
‘Herkes kalp ameliyatı yapabilir ama cerrahlar yapamaz’ demek gibi ahmakça bir inanış…


Muzip Takipçi: Hocam size sorduğum o fıkhi meseleyi, nasıl cevap verecekler acaba diyerek Mealcilerin sayfasına da sordum.
Bir saat kadar sonra aldığım cevabı kopyalıyorum:

‘Kafanıza göre takılın…’

Not: Takipçinin sorusu boşama konusuyla alakalıydı.


Mealistler, Kemalistlerle kirli bir ittifak kurdu ve Kur’an müslümanlığı(!) adında, kaynakların tümünü inkar eden yeni bir din uydurdular!

Bin yıllık Selçuklu-Osmanlı tarihini sildikleri gibi, 14 asırlık İslam tarihini de yok etmek için el ele verdiler…


‘Biz ümmetin birliğini istiyoruz, fitne çıkarmayın’ diyor reddiyelerimi görünce!

Sizin hocalarınız, Allah’ın 14 asırlık dinine ‘uyduruk din’ diyor! Peygamberi yalanlıyor, sahabeyi yalanlıyor, alimlere hakaretler edip aşağılıyor, fitne çıkarmıyor da; bu satın alınmış adamları deşifre eden ben mi fitne çıkarıyorum?!

Tiyatro yapma, seni münafık gönüllü seni!


BİR MEALİSTİN İTİRAFI!

Mealist: Videolarınızın çoğunu izledim. Bize karşı eleştirilerinizde haklı olduğunuz yerler var. Fakat kabul etmelisiniz ki, Ateistlerin inanmalarını sağlamak için mucizeleri anlatan ayetleri akla uydurmak zorundayız. Yoksa inanmazlar!

Hoca: Sübhânallah! Bu ne lakırdı?
Karşınızdaki insanın aklını tatmin edeceksiniz diye, Allah’ın her şeye gücünün yetmediğini söylerek Kur’an’ın açık ayetlerini inkar etmek, kör bir adamın kalbini kırmiyim diye ‘güneş yok’ demeye benzer!
Güneş yok diyen adamsa, ya kördür ya da aptal!

Bir Ateisti müslüman yapmak için ben niye gavur olayım ya?!

“De ki: “Hak, Rabbinizdendir. ARTIK DİLEYEN İMAN ETSİN, DİLEYEN İNKAR ETSİN.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir.” (Kehf 29)


Öfkeli Bayan: Bana neden kardeşim diye hitab ediyorsunuz? Bence çok çirkin birisiniz. Konuşmalarınız beni hiç etkilemedi. (Yüz bulamamış!)

Hoca: Görüşünüz, bana nereden baktığınıza bağlı…

Bataklıktan, öyle görünüyor olabilirim!

Lütfen naylon kirpiklerinize bulaşan çamuru silin!

Göreceksiniz, hayat çok güzel…


Bir hayvan, tehlikeyi gördüğü anda kaçar.

Bir insan ise, akıl nimetine sahip olduğundan, tehlikeyi hissettiği anda harekete geçer ve etrafındakileri de uyarır!

Ülkemizdeki tüm Müslümanları müşrik ilan eden Vehhabi – Seleficilik fitnesi hakkında milletimizi uyarıyorum!

Eğer ciddi önlemler alınmaz ise, tıpkı bir zaman Hristiyanlarda olduğu gibi kardeşin kardeşi kesmeye başladığı günler adım adım geliyor. Bakınız; Suriye, Irak, Yemen, Nijerya, Afganistan vesaire…


Dört hak mezhebi beğenmeyen Selefiler, kırk mezhebe bölünmüş durumda!

Hepsi birbirine “kafir” diyor…

Müçtehidi beğenmez ve “alimlere tâbi olun” hükmünü reddedersen, sonuç, fitne ve tekfirdir işte!


Ondokuzcu: Peygamberin her sözüne uymak zorunda değiliz. O sadece bir elçidir neticede.

Hoca: Hayır! Bu sözünüz, elçiyi ve Rabbini yalanlamak demektir!

Eğer şu sorularımı vicdanınıza sorarsanız, bu cür’etkar yalanlamadan kurtulacağınızı düşünüyorum:

Padişah, bir ülkeye elçisini yolladığı zaman, elçinin okuduğu ferman padişahın sözü müdür, elçinin sözü müdür?

O elçinin sözüne uymak, padişahın sözüne uymak değil midir?

Elçi, padişahın fermanına müdahale edebilir mi, değiştirebilir mi?

Allah’ın elçisi olan Resuller de, Allah’ın fermanı olan vahyi bizlere ulaştırmıyor mu?

Dolayısıyla, elçiye uymak, Allah’a uymak demek olmuyor mu?

“Şüphesiz ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim. Artık, Allah’a karşı gelmekten sakının ve BANA İTAAT EDİN.” ayetleri gibi yüzlerce emir, sizi de bağlamıyor mu? (Şuarâ 178-179)


– İlk insan nasıl oldu Tunç?
– Maymundan geldik abi!
– Sen gördün mü peki?
– Hayır, ama Darwin öyle söylüyor abi!
– Peki Darwin’i gördün mü!?
– ……!?


Hem hocanın aptalca fetvaları olduğunu kabul ediyorsun, hem yolunda yürümeye devam ediyorsun(!)
“Hangisi daha aptaldır?
Aptal mı, yoksa aptalı takip eden mi?” Obi-Wan Kenobi


‘Okuma Yazma Bilmeyen Birinin Aklına Tâbi Olmanız Çok Komik!’

Ateist: Okuma yazma bilmeyen bir insanın aklına uyup bir sürü ibadetler yapmanız bence çok komik!

Hoca: Dünyada insanların aklına tâbi olmayan hiçbir insan yoktur!
Mühim olan, tâbi olduğunuz aklın kime tâbi olduğuna dikkat etmektir.

Mesela siz, atanızın maymundan dönüştüğünü söyleyen Darwin’in aklına tâbi oldunuz.
Biz ise, insanın yaratılış sürecini en ince ayrıntısına kadar kesin bir dille anlatan Allah’ın, okuma yazma bilmediği halde Kur’an gibi kopya edilemeyen bir kitap getiren ve binlerle mucizeler gösteren son Peygamberine, Muhammed aleyhisselam’ın aklına tâbi olduk.

Şimdi gülünç olan, tek bir nefisten ve eşinden yaratıldığımızı söylemek mi, yoksa maymundan insana dönüştüğümüzü iddia etmek mi?

Son 200 yıldır bütün maymun türleri takip altında. Bu kadar yıldır neden hala üç kıtalık bir şiir bile yazamıyor bu maymunlar, düşünün?

Kişisel kanaatimi söyleyeyim;
‘Maymunlar cehenneminden kaçış’ türü filmler tüm dünyada yasaklanmalı!
Bu tür fantezi ürünü yapımlar, sizdeki gibi büyük arızalara sebebiyet verebiliyor…

“Allah, sizi bir tek nefisten yaratan ve kendisi ile huzur bulsun diye eşini de ondan var edendir. (İnsan) eşiyle birleşince, eşi hafif bir yük yüklenir (gebe kalır) ve (bir müddet) onu taşır. Gebeliği ağırlaşınca, her ikisi de Rableri Allah’a, ‘Eğer bize iyi ve sağlıklı bir çocuk verirsen, elbette şükredenlerden olacağız’ diye dua ederler.” (A’raf 189)


İNSAN NEDİR?

FELSEFECİLER:
THALES: İnsan, araştıran hayvandır.
SOKRATES: İnsan, sorgulayan hayvandır.
PLATON: İnsan, toplumsal hayvandır.
ARİSTO: İnsan, düşünen hayvandır.
HERAKLIETOS: İnsan, tartışan hayvandır.
I. KANT: İnsan, eleştiren hayvandır.
K. MARX: İnsan, mücadeleci bir hayvandır.
F. NIETZSCHE: İnsan, düpedüz hayvandır.

KUR’AN: “Rabbin meleklere, ‘Ben yeryüzünde bir HALİFE var edeceğim’ demişti…” (Bakara 30)

Tüm hayatın; evin, işin ve tuvaletin arasında mekik dokumakla geçiyor.
Bu kadar ucuz olma! Sen Allah’ın halifesisin. Sen vazifelisin!
Dünyaya bir mesaj iletmek zorundasın. Peygamber değilsin, ama “Alimler, Peygamberlerin vârisleridir…” hadisiyle vârisisin… (Buhari)

Şu halde görevini yap!


Harici – ayrıldı!
Şii – ayrıldı!
Mu’tezile – ayrıldı!
Mücessime – ayrıldı!
Kaderiye – ayrıldı!
Cebriye – ayrıldı!
Selefi – ayrıldı!
Vehhabi – ayrıldı!
Mezhepsiz – ayrıldı!
Modernist – ayrıldı!
Hadis İnkarcısı – ayrıldı!
Mealist – ayrıldı…

Ehli Sünnet vel Cemaat ise, hâlâ Resulullah ve Sahabelerinin yürüdüğü ana yolda devam ediyor… (Allah’ın selamı öncülerin üstüne olsun!) Tövbe edin ve İslam’a dönün; yeniden Voltran’ı (Osmanlı) oluşturalım.
Ve sakın unutmayın! Yeni İslam değil, yeniden İslam…

Ebû Hureyre (radiyallahü anh) rivayet ediyor: Resulullah (aleyhisselatü vesselam), şöyle buyurdu:
“Yahudiler, yetmiş bir fırkaya ayrıldı.
(Bunlardan) biri cennette ve yetmişi ateştedir.
Hıristiyanlar da, yetmiş iki fırkaya ayrıldı.
(Onlardan da) yetmiş bir fırka ateşte ve biri cennettedir.
Muhammed’in canı yedi kudretinde bulunan (Allah)’a yemin ederim ki, benim ümmetim, yetmiş üç fırkaya ayrılacaktır. Bir fırka cennette ve yetmiş iki fırka ateştedir.”

‘Bu kurtulanlar kimlerdir ey Allah’ın Resûlü’, diye soruldu:
“Bunlar, benim (Ehl-i sünnet) ve ashâbımın (vel cemaat) bulunduğu yolda olan kimselerdir.”

(Sünen-i İbni Mace / Müsned-i Ahmed bin Hanbel)


Bastırık!

Bayan Takipçi: Bir sohbetinizde kadınlarla erkeklerin aynı odada kalamayacağını söylüyorsunuz. Bence bu fikriniz bastırılmış cinsel
dürtülerinizin bir ürünü. (Tövbe tövbeee!)

Hoca: Bastırılmış cinsel dürtü?
Hanımefendi, ben evliyim,
Bir hanımım var,
İki çocuğum var…

Sizinse;
Kocanız yok,
Çocuğunuz yok,
Köpeğiniz var!?
Bence bastırık olan sizsiniz ve bu da patlama haliniz!

“Peygamberin hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin.” (Ahzab 53)

“Sizden kim Allâh’a ve âhiret gününe inanıyorsa, yanında mahremi olmayan bir kadınla baş başa kalmasın. Çünkü bunu yaparsa, üçüncüleri şeytan olur.” (Buhârî, Nikâh, 111, 112; Müslim, Hacc, 424)


Bid’at ehli Sith’in sohbetine giden o arkadaşın, bir dönüşüm geçirecek!
Şu anda, gitgide İslam’a karşı şüpheleri artan Anakin Skywalker konumunda.
Yarın bir bakacaksın ki, karanlık tarafı seçerek Dart Vader olmuş ve simsiyah kalbiyle herkesi tekfir ediyor!

Sakın ola sen Ehli Sünnet yolundan ayrılma Luke!
İlahi güç seninle olsun…

Jedi Önder


Hadis inkarcısı: İndirilen din dururken, insanları hala uydurulan dine sevk etmeye utanmıyor musunuz?

Hoca: Teorinizi bi inceleyelim…
Uydurulan dini(!) anlatan ve yaşayanlar kimler?:
Muhammed Mustafa,
Ebubekir,
Ömer,
Osman,
Ali,
Abdullah ibni Mesud,
Abdullah ibni Ömer,
Buhari, Müslim, Ebu Davud, Nesai,
Ebu Hanife, Şafi, Malik, Hanbel…
(Allah’ın selamı ön saftakilerin üstüne olsun!)

Şimdi, bu saydıklarımın hepsi din uydurmuş(!);

Vahiyden 14 asır sonra gelen senin hocana ise, din inmiş(!)
Bence sizin hocanıza inme inmiş!
Uygun zamanda getirin de bi okuyup tüküreyim…


Teknik çok ilerledi ama bilim hala şu iki sıvıyı üretemiyor;
Kan ve Sperm
Kanı ve spermi üretebilen tek makine, Allah’ın binlerce yıl önce icad ettiği kompleks rafineri, insandır!
O kadar vampir filmi izledin, hiç mi bir şey anlayamadın Ateyiz?


Mealist, Kemaliste şöyle dedi; ‘Gerçek İslam bir ceviz kadardı,
Peygamber ekledi, Sahabeler ekledi, Alimler ekledi ve o ceviz bir dağ oldu(!)’
Teşhis: Bir sincap çapında beyne sahip olduğun zaman, kainatı yöneten bir Kitabı ve Peygamberini ceviz kadar küçük görmen normaldir!


Ateiste bir resim attım ve “petekteki bu altıgenlerin tesadüfen olduğunu mu söylüyorsun” deyip devam ettim;
“Merak etme, senden bir arı peteği yapmanı istemiycem!
Kalemini havaya at ve bu kalem, düştüğü kağıdın üzerine tesadüfen sadece bir tane altıgen çizsin!” diyeceğim?!


Bayan Takipçi: Sizinle yüz yüze görüşmek istiyorum, lütfen davetimi kabul edin.

Hoca: Bana yakın olmak size şehvetten başka bir şey kazandırmaz hanımefendi. Siz, İslam’dan anlattığım şeylere yakınlaşın, bana değil!

Bayan Takipçi: Neden mesafe koyuyorsunuz? Güzel olduğum için mi kendinize güvenemiyorsunuz?

Hoca: Allah’ın Peygamberi Yusuf Nebi, sizden çok daha güzel olan Züleyha ile yüz yüze kaldığında kendisine güvenmeyip, “Nefs kötülüğü emreder” diyerek sırtını dönüp kaçmıştı, hatırlayın!
Sizce, şehvet arzusundan, Allah tarafından günah işlemekten korunan bir Peygamber mi, yoksa benim gibi sıradan bir Müslüman mı daha çok korkmalıdır?

Bayan takipçi: Hiç açık görüşlü değilsiniz, sizi takip etmeyi bırakıyorum.

Hoca: İsabet olur! Zira:
“Allah, sizin tövbenizi kabul etmek istiyor. Şehvetlerine uyanlar ise, sizin büyük bir sapıklığa düşmenizi istiyorlar.” (Nisa 27)


Fransa’daki katliamı Ehli Sünnete bağlamış Abduh’un çömezi!
Sen çarpıtıyorsun çakal! Bu rezil işi yapan Selefiler, bizim gibi mezhepli değil, senin gibi mezhepsiz! Şu modernistin oynadığı role bak yaa!

Hem kundakçı, hem itfaiyeci!
Hem camları kıran, hem de camcı!..


Mealist: Madem İsa gelecek, o zaman Muhammedi bırakıp İsa’ya uymak zorunda değil miyiz?

Hoca: İsa aleyhisselam, kendi şeriatıyla değil, Muhammed aleyhisselam’ın şeriatına, yani Kur’an’a tâbi olan bir Peygamber olarak gelecektir.

Anlaman için bir örnekle basitleştireyim;
İsa aleyhisselam’ın teyze çocuğu Yahya Nebî’dir. Yahya aleyhisselam, Peygamberlik vazifesine başladıktan sonra, Tevrat’ın hükümlerini tebliğ ederken, İsa Nebî’ye yeni şeriat olan İncil vahyedilince, Tevrat’ı tebliğ etmeyi bırakmış ve İsa aleyhisselam’a tâbi olup İncil kitabını tebliğ ve beyana başlamıştır.

Aynen bunun gibi, İsa Mesih’in nüzulünden sonra, dünyada amel edeceği şeriatta, Muhammed aleyhisselam’ın şeriatı olan Kur’an olacaktır…


Seni kendime tâbi etmek zorunda değilim ama seni Muhammed aleyhisselam’a tâbi etmek zorundayım!
Çünkü son Peygambere itaat etmeyenler, ebedî olarak ateştedir!

“Yüzleri ateşte evrilip çevrildiği gün: ‘Eyvah bize! Keşke Allah’a itaat etseydik, RASÛLE İTAAT ETSEYDİK!’ derler.” (Ahzab 66)

“De ki: Allah’a ve RESÛLÜNE itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse, bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez.” (Âl-i İmrân 32)

“Muhammed’in canı, (kudret) elinde olan Zât’a yemin olsun ki; bu ümmetten Yahudi veya Hıristiyan herhangi bir kimse beni duyar da sonra benimle gönderilen dine inanmadan ölürse, mutlaka cehennem ashâbından olur!” (Müslim, İman: 70, no:153)


Mecazı ve Allah dostlarını inkar eden mezhepsiz Seleficilerin, bahsini hiç sevmedikleri o meşhur Hadis-i kutsî;
Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:
“Allah Teâla Hazretleri şöyle ferman buyurdu: “Kim benim veli kuluma düşmanlık ederse, ben de ona harp ilan ederim. Kulumu bana yaklaştıran şeyler arasında en çok hoşuma gideni, ona farz kıldığım şeyleri eda etmesidir. Kulum bana nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder, sonunda sevgime erer. Onu bir sevdim mi artık ben onun işittiği kulağı, gördüğü gözü, tuttuğu eli, yürüdüğü ayağı (aklettiği kalbi, konuştuğu dili) olurum. Benden bir şey isteyince onu veririm, benden sığınma talep etti mi onu himayeme alır, korurum. Ben yapacağım bir şeyde, mü’min kulumun ruhunu kabzetmedeki tereddüdüm kadar hiç tereddüte düşmedim: O ölümü sevmez, ben de onun sevmediği şeyi sevmem.” (Buhârî, Rikak 38.)


İkinci halifemiz Ömer(radiyallahu anh) bugün halife olsaydı, o gün Resûlullah’ın hükmüne razı gelmeyen münafığa, “Peygamberin hükmüne razı gelmeyenin hükmü budur!” diyerek başını vurduğu gibi; bugün Allah’ın Peygamberinin yaşadığı dine ‘uydurma(!)’ diyerek hadislerini inkar eden ve hükümlerini yalanlayan bu hadis inkarcılarına da aynı işlemi uygulardı emin olun… (son Peygambere selam olsun)


‘Ben hadislere inanmam’ diyen Müslümana, ‘Çin malı Müslüman’ denir!
Çakma Ayfon gibi, onun da imanı sahtedir…


Alevi: Altı aydır Youtube kanalınızdaki sohbetlerinizi dinliyorum hocam. Sizi çok sevdim ama ben bir Aleviyim.
Hoca: İmanın şartlarına ve İslam’ın şartlarına inanıyor musun?
Alevi: Elbette hocam.
Hoca: Şu halde kardeşimsin. Bitti.

“Mü’minler ancak kardeştir…” (Hucûrat 10)


Mealist: Alimdeki de akıl, bendeki de akıl. Neden birini takip etmek zorundayım ki?
Hoca: Ronaldo’daki de ayak, bendeki de ayak! Neden bana transfer teklifi gelmiyor ki?
Hoca: Konuyu anlayabileceğin bir seviyeye indireyim;
Bulunduğun şehirde bir zombi istilası başladı ve sen derin bir kesikle bi eczaneye kaçtın ve kapıları kilitledin.
Eczanede seninle beraber iki kişi daha vardı.

Biri doktor, diğeri çantacı komşun…
Soru şu:
Bu kadar ilacın içinde, seni tedavi edecek olan ilaçların hangileri olduğunu doktor mu daha iyi bilir, çantacı mı daha iyi bilir, yoksa çiğ
köfteci olan sen mi?
Önümüzdeki tüm ayet ve hadisler, insanlığın sorunlarını çözmek için ortada duran birer ilaçtırlar. Ancak hangi ilacın hangi hastalığa iyi geleceğini, bu ilaçların ehli olan, Kur’an ve sünnete hakim müçtehid alimler bilir.
Mealist: Hayır, Googıl’a bakarak ben de bilebilirim!
Hoca: Neyse, sen bana bi dürüm yap zombi kardeş!

Limonla nar ekşisi de koy…


Selefi: Takib ettiğiniz imamlarınızla beraber cehenneme gideceksiniz!
Hoca: İlginç bir varsayım… Tâbi olduğumuz imamlara bir bakalım;

Ebu Hanife,
İmam Şafi,
İmam Malik,
İmam Ahmed,
Abdullah ibni Mes’ud,
Abdullah ibni Ömer,
Abdulah ibni Abbas,
Ali bin Ebi Talib,
Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi vesellem)
(Allah hepsinden razı olsun)

Şimdi, bu en hayırlılar ve tâbileri olan bizler Cehenneme; siz çapulcular, İbni Teymiye, İbni Abdülvehhab ve ajan Hempher’le Cennete öyle mi?
Ne içiyorsan bana da söyle ki, akıl başta değilken nasıl cümle kurulur onu deniycem.
“Kim Allah’a ve Resûl’e itaat ederse işte onlar, Allah’ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddîkler, şehidler ve salih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır!” (Nisa 69)


Mealist: Neden Kuran’ın yanına sünneti de koyuyorsunuz ki? Bu şirk değil mi? Bence siz Kuran’ı bilmiyorsunuz!
Hoca: Benim hayatım insanlara Kur’an ilimlerini öğretmekle geçti! Kur’ân’ı ben bilmiyorum da yüzünden yarım sayfa bile okuyamayan sen mi biliyorsun?

Hadi bakalım! Size göre Allah, aşağıdaki ayetlerde kendisine şirk koşmamızı mı emrediyor(!)?:

“Allah’a itaat edin, RESULE DE İTAAT EDİN ve (karşı gelmekten) sakının. Eğer yüz çevirirseniz (kendinize yazık etmiş olursunuz)…” (Maide 92)

“KİM, PEYGAMBERE İTAAT EDERSE, MUHAKKAK ALLAH’A İTAAT ETMİŞ OLUR. Kim de (itaatten) yüz çevirirse (üzülme); biz seni onların üzerine bir bekçi göndermedik.” (Nisâ 80)

Hoca: O Peygamberin beyanı (açıklamaları) olmadan ve O’na itaat etmeden, siz ancak yeni bir din uydurabilirsiniz, o olur!
Mesela, bir sual sorayım; Namaz kılarken neden her rekatta iki kez secde ediyorsunuz?
Oysa Kur’an’da, her rekatta iki defa secde etmemizi emreden hiçbir ayet yoktur!
Lütfen, bana iki secdeyle alakalı Kur’an’dan bir delil getirin!
Sakın ola ‘Peygamber şöyle yaptı’ demeyin! Zira siz Sünnete inanmıyorsunuz…
Mealist: ……!?


Mealist: Sünnet Kuran’ı açıklar ve detaylandırır diyorsunuz. Bu sözünüz, Kur’an apaçık bir kitaptır ayetine ters değil mi?
Hoca: Kur’an, indiği Peygambere apaçık bir kitaptır. Bizler, bu Kitâbı tam olarak anlayabilmek için, bu Kitâb’ın Peygamberine müracaat etmek zorundayız! (Övgüler ve selam Allah’ın Peygamberine olsun!)
Aksi takdirde, şu ayet gibi ayetler lüzumsuz olurdu(!):
“(Kur’ân’ın) bir kısım ayetleri muhkemdir, ki bunlar kitabın esasıdır; diğerleri ise MÜTEŞÂBİHTİR. Kalplerinde eğrilik bulunanlar, fitne çıkarmak ve onu (kişisel arzularına göre) te’vil etmek için ondaki müteşâbihlerin peşine düşerler. Halbuki onun te’vilini ancak Allah bilir; BİR DE İLİMDE YÜKSEK PAYEYE ERİŞENLER…” (Ali İmran 7)

Hoca: Anlayabilmeniz için bir örnekle basitleştireyim;
Mesela, gaz çıkardığınızda abdest alır mısınız? (Tabi ki alırım diyecek!)
Mealist: Kuran’da gaz çıkardığımızda abdest almamızı emreden hiçbir ayet yoktur! Biz abdest almayız! (Bu şaka olmalı; kamerayı nereye gizlediniz?)
Hoca: Tüh sana (tükürük) utanmaz adam! Bizim de bir limitimiz var! Sapıklık da bi yere kadar!

Okumuyorum sana ayet-hadis! Ver baklavayı da geriye…


Davetçi: Hocam, sizi meclisimize davet ettiğimizde en az 500 ya da 1000 kişilik bir yer olmalı diyorsunuz. Vehhabi dediğiniz adamlar beş kişi bile olsa sohbet vermeye gidiyor!

Hoca: Onların parası Suud’dan ve İngiliz’den geliyor!
Benimse, aileme bakmam için çalışmam gerekiyor…
Ben maaşla çalışmıyorum kardeşim!


Mealist: Nedir bu peygamber takıntınız anlamıyorum? Allah’ın sevgisi size yetmiyor mu? (Peygamber düşmanlığı ilerlemiş!)
Hoca: Gerçekten Allah’ı seviyor musun kardeşim?
Mealist: Senden daha çok sevdiğim kesin! (Gaybı da biliyor demek(!)
Hoca: Peki, Allah’ın da seni sevmesini istiyor musun?
Mealist: Hangi Müslüman istemez?

Hoca: Şu halde Kur’an konuşsun;
“(Resulüm) De ki: ‘Eğer Allah’ı seviyorsanız BANA UYUN Kİ, ALLAH DA SİZİ SEVSİN ve günahlarınızı bağışlasın…” (Âl-i İmran 31)
Hem Peygambere tâbi olmuyorum, hem de Allah’ı seviyorum diyorsun!
Ama Kur’an, senin bir yalancı olduğunu söylüyor!


Mealistlerde gördüğüm adım adım yıkım:
Önce mezhebi inkar ediyor!
Sonra alimlere hakaret ediyor!
Devamında, sahabelerin yalancı olduğunu söylüyor!
Daha sonra ‘güvenilmezler’ diyerek hadisleri reddediyor!
Bir adım sonra, Allah’ın Peygamberine muhalefet ediyor!
Ve sonra, “Kur’an’ın bir kısmı günümüzde geçerliliğini yitirmiştir” diyor ve işine gelmeyen ayetlerin üstünü çizmeye başlıyor!
En sonunda da peygamberliğini ilan ediyor, ama kitabı yok!
“Allah’a ve peygamberine muhalefet edenler (yok mu?) Onlar şüphesiz ki en aşağılık kimselerin içindedir.” (Mücadele 20)


Mealist: Siz peygambere ve alimlere tapıyorsunuz!
Hoca: Tâbi olmak, tapmak değildir!
Senin tümör dolu beynine göre, üniversitedeki talebe, hocasından öğrendiği her bilgiyle ona tapmış oluyor demek ki(!)
İki not almak için öğretmenine gösterdiğin saygının çok daha fazlasını, öğretmenlerin en değerlisi olan Muhammed aleyhisselam’a da göstermeli değil misin?

Peygamberimize ve sünnetine düşman olduğunuz için hadislere girmeyip, size Kur’an’dan bir delil getireyim;
“Ey iman edenler! ALLAH’A itaat edin, PEYGAMBERE de itaat edin ve sizden olan EMİR SAHİBİNE de (alimlere) itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu ALLAH VE RESULÜNE arz edin…” (Nisa 59)
Mealist: Biz sadece Allah’a itaat ederiz.
Hoca: İşte bu dediğinize, Kur’ân’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar etmek denir ki, bu küfürdür!

“…Yoksa siz Kitab’ın BİR KISMINA İNANIP BİR KISMINI İNKAR MI EDİYORSUNUZ? Sizden öyle davrananların cezası, dünya hayatında ancak REZİLLİK; kıyamet gününde ise EN ŞİDDETLİ AZABA itilmektir…” (Bakara 85)


Hoca: İmam-ı Azam hakkında ne dersin?
Mealist: Çok büyük alim, başımızın tacıdır o.
Hoca: Peki fetvalarını neden reddediyorsun?
Mealist: Kuran’a uyan fetvalarına uyarız, uymayanları atarız!
Hoca: Bu nasıl büyük alim ki, Kur’ân’a uymayan fetvalar vermiş(!)?

Sen kimi kandırıyorsun sahtekar?
(Alimlere düşmanım diyemiyor da takiye yapıyor hocası kılıklı!)


Tahammülsüz Kemalist: Siz bir din adamısınız. Gerçekten vicdanınız bu hayvan katliamından rahatsız olmuyor mu?
Hoca: Son bir yıl içinde, et ihtiyacı sebebiyle tüm dünyada 50 milyonun üzerinde hayvan kesilmiştir. Yemeğinize koyduğunuz o kıymaları yağmur getirmiyor elbette!
Mevzu, Allah için kesilen kurbanlar olduğunda harekete geçen vicdanınız, insanların ihtiyacı için kesilen hayvanlar konusunda neden kulaklıklarını takıyor merak ediyorum?
Yoksa sadece Allah’ın, “Rabbin için kurban kes!” emrini yerine getirdiğimiz için mi bize bu öfkeniz? (Kevser 2)
Bence vicdanınızın kafası karışmış ve acilen psikoterapiye ihtiyacı var!


Sen de bir Peygamber olabilirsin!
Bunun için bir meal okuman yeterli…
Ayrıca, mucizeye de gerek yok!
Üç kavanoz bal 50 TL.
(Mealizm Dinine Hoşgeldiniz!)


1400 yıllık ilmi birikimi yok sayarak yeni bir din(!) getirmek isteyen şu reformist;
Geçirdiği trafik kazasından sonra beyninin yarısı alınmış biri gibi konuşuyor!


Hurma çekirdeğine, ‘La ilahe illallah’ yazan güce inanmayan Ateyiz; aynı çekirdekte, ‘Seni uyarıyorum Ateist!’ yazdığını görse, bu yazının tesadüfen oluştuğuna inanır mıydı acaba?


Kapısındaki köpeğin kendisini sorgulayamayacağını bilen Ateist, yaratılmış bir kul olarak yaratıcısını sorgulama cür’etine girebiliyor!
‘Allah var mı?’ diye soruyor; ‘Güneş var mı?’ diye sormak gibi körce…


‘O sadece bir postacıydı; Mektubu bıraktı ve gitti(!)’ dediler Peygamberime.
Postacılar, mektubun içinde ne yazdığını bilmez ve mektubu vereni tanımaz!
Bu nasıl Peygamber ki, Kur’ân’ın içini bilmiyor ve onu indiren Allah’ı tanımıyor(!) (Övgüler ve selam Allah’ın Peygamberine olsun!)


Bugünkü Selefiler, geçmişte tarihin kirli sayfalarına gömülmüş olan Haricilerin, zombi olarak geri dönüşümüdür!


Selefi kardeşim benden ümidi kesmiş, süresiz!
Takımı 1-0 mağlupken, son dakkada rakip kaleye gol atmak için koşan kaleci gibi çaresiz!


Kardeşe, bin yıllık akidesini öğretiyoruz, şaşırıyor! Yazlık ceketin cebinde unutulmuş yüz lirayı bulmak gibi karışık duygular içinde!


Arkadaşlarından biri bile mezhepsiz olursa, kalbindeki bozulmayı bekle!
Zira, 10 tane sağlam elma bir çürük elmayı düzeltemez, ama 1 çürük elma 10 sağlam elmayı bozar!


Bugün insanları saptıran şey, kontrolsüz sevgidir!
‘Hocamızı, İsa gibi çarmıha gerecekler!’ diyerek Kur’ân’ı yalanlayan Fetö’cü yazar, kontrolü çoktan kaybetmiş…


Reformist hocaların, ‘Kur’ân’ın açıklanmaya ihtiyacı yok!’ dedikten sonra, Kur’ân’ı açıklayan(!) onlarca kitap yazmaları, bu Kitâbın Peygamberinin onlara vurduğu bir tokat olsa gerek…


Sünnete düşmanlık, Resulullah’a düşmanlıktır!
Resulullah’a düşmanlık, Kur’an’a düşmanlıktır!
Kur’an’a düşmanlık, Allah’a düşmanlıktır!
Us ile uslanmayanın hakkı kötektir hadis inkarcıları!
Dünya ve ahirette rezil olmaya hazır olun!
“…Yoksa siz Kitab’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden öyle davrananların cezası dünya hayatında ancak rezillik; kıyamet gününde ise en şiddetli azaba itilmektir. Allah sizin yapmakta olduklarınızdan asla gafil değildir.” (Bakara 85)


‘Hadis ilmi yok’ demek, ‘matematik ilmi yok’ demek gibi sefilce!
Peygamberliği inkar etmekse, Thomas Edison’un tarihteki varlığını inkar etmek gibi cahilce!


Hadis inkarcıları, Peygamberimize ‘Muhammed’ diye hitab ediyor, belediye başkanına ‘sayın!’
Bu derin çelişki, içlerindeki Peygamber düşmanlığının bir tezahürüdür…


Bid’at ehlinin kalbinden, ilk olarak hadis sevgisi alınır.

Sonrası, mucizeleri inkar ve ‘O da insan, ben de insan!’ demek suretiyle Peygamberliği ve vahyi inkardır.


Mezhepsiz hocalar, kör dişçiye benzer. Evine gidip aynaya baktığında, sağlam dişinin çekildiğini görünce, kendinden başkasına kızma!


Mimar Sinan’ı görmediği için, Süleymaniye camiinin kendi kendine olduğunu iddia edene Ateist denir!


Ateistler, kalorifer peteğine inanıyor ama kombiye inanmıyor!

Bu yüzden üşüttüler…


Tabiat ana, Noel baba! Müslümanın evine bir papazı davet etti bu kafa. Biraz karakteri olsa bacadan gelmez, kapıdan gelirdi babanız!


Kurban bayramında küplere binen, hindi bayramında tiplere giren elitlere(!) sanatçı değil, saatçi denir.
Milletin değerlerine saygısız olan, köprü altı saatçisi.


Vehhabi-Selefiler, Şiiler, Hadis inkarcıları, Modernistler, Mezhepsizler, Tarihselciler, Dâr-ül harpçiler…
Hepsinin ortak noktası, Osmanlı düşmanlığı!
Ne demiştik: Söyle bana safını, söyliyim sana kafanı…


Vehhabilik İngiliz’in İslam’ı, Şii’lik Yahudi’nin İslam’ıdır!


Her hadis inkarcısı, bir sahte peygamberdir!


Bir Vehhabiye Ehli Sünnet akidesini öğretmek, bir kadına ofsayt kuralını öğretmekten daha zor!
Bedevi kafası; anlamıyor, anlamıyor!


Zaten, ‘Onların inandığı din ile benim inandığım din aynı değil!’ diyen tekfirci bir aklın tâbilerinden, başka ne beklenebilir ki?


Pazarcıya diyorsun ki, ‘acı biber olmasın, tatlı ver.’
Torbaya koymuş ama tatlıların içine bir tane acı karışmış; ısırdığında yanıyorsun.
Bid’at ehli hocalar da yeşil görünüyor, ama zehirli ve acı.


Ali’siz Alevilik gibi, selefsiz Selefilik türedi şimdi!
‘Hangi müçtehide tâbisin’ diyorum, ‘biz hepsinden karışık alırız hocam’ diyor!
Amerikan salatası mı oğlum bu?
Her adamın bir tane babası olur!
Benim geldiğim yerde, birden fazla babası olana iyi şeyler söylemezler…


Bu ülke, ‘Allah senin kiminle evleneceğini bilemez!’ diyen naylon profesörler gördü. Naylon fatura ne ki?


Mezhepsiz adam, kuduz köpek gibidir!

Hangi ayeti, hangi sünneti ısıracağı belli olmaz!


‘Sohbete gitme, aklın etkilenmesin!’ demiş arkadaşı.

Cümleyi yanlış kurmuş;
‘Sohbete gitme ki, aklın İslam’dan başka şeylerden etkilensin!’ demeliydi asıl.
Çünkü akıl etkilenir. Mühim olan, neyden etkilenmesini istediğindir.


Yaratıcısını tanımayan Ateistler, babasını tanımayan çocuklar gibidir.
Geçici hazlarla zihinlerini uyuştursalar bile, asla mutlu olamazlar!
İntihar edenlerin büyük çoğunluğunun Ateist olması, bunun en açık göstergesidir…


Çılgın Mealci: Çık karşıma tartışalım cahil adam!
Hoca: Sevgili kardeşim, şu İslam ilimlerinden hangilerini okuduğunu öğrenebilir miyim?
Kur’an, Tefsir, Hadis, Fıkıh, Akaid, Siyer, Tasavvuf…
Çılgın Mealci: Bunların hepsi uydurma! Ben Kur’an’dan başka kitap tanımam! Aç meali oku!
Hoca: “Cahillerle tartışmaya girmeyin! Ben hiç yenemedim!” (İmam Gazali)
Dinin senedi lakabıyla anılan, 400 tane kitap yazmış koca Gazali’nin yenemediği adamları ben mi yenicem?
Sen kazandın(!)


Vehhabi – Selefi: Bu hafta hangi hayvandan bahsedeceksin hoca?
Deve, fare, kedi, köpek? Bence vaazı bırak, bir hayvanat bahçesinde müdür ol sen!
Hoca: “Muhakkak ki Allah, bir sivrisineği, hatta daha üstününü misal getirmekten çekinmez. İman edenler bilirler ki, o şüphesiz haktır, Rabb’lerindendir. Ama küfre saplananlar: «Allah böyle bir misal ile ne demek istedi?» derler. Allah onunla birçoklarını şaşırtır, yine onunla birçoklarını yola getirir. Onunla ancak, o fâsıkları şaşırtır.” (Bakara 26)


Vehhabi-Selefi: Sizin gibi sufileri cihat meydanlarında da görmek isteriz hoca!
Hoca: Tarikatlı İmam Şeyh Şamil, 25 yıl moskof keferesine karşı savaşırken, biz sizi görmedik!
Hoca: Selahaddin Eyyûbî, dervişlerle Kudüs’ü Haçlılardan alırken siz yine yoktunuz!
Hoca: Mutasavvıf Ömer Muhtar, Libya’da Osmanlı’yla birlik olup İtalyanlara karşı direnirken, yine şehit listelerinde adınız yoktu!
Hoca: Akşemseddin’in dervişi atam Sultan Mehmed, İstanbul’u fethedip Peygamberinin övgüsünü alırken, bu Selefiler neredeydi?
Vehhabi-Selefi: O zaman Selefi mi vardı hoca?
Hoca: Ben de onu diyorum! Bataklıktaki sivrisinekler gibi sonradan türediniz ve kan peşindesiniz!


Ateyiz: Neden dünyayı Allah’ın yarattığına inanmak zorunda hissediyorsunuz?
Hoca: Neden mahallendeki sokak lambalarının belediye tarafından yapıldığını düşünüyorsun?
Ateyiz: Ne alakası var? Sokak lambaları koymak belediyenin işidir.
Hoca: İnandığım Allah, Kitabında, dünya denilen bu mahallenin gece lambası olan ayı sahipleniyor ve başka sahiplenen de yok! Şimdi, senin belediyen, bir geceliğine ayın yerine güneşi çıkarsın da görelim!


Üç radikal hoca aynı Tv de, Nihat hocaya alternatif olarak 30 gece Ramazan programı yapsaydı ne olurdu acaba?
Abdülaziz Bayındır, Mustafa İslamoğlu, Yaşar Nuri.

Ve moderatör de Edip Yüksel!
Korku filmi gibi; ‘Testere’ ya da ‘Son Durak’
Gavur olmaktan kaçamazsın!


Kur’an’ı orijinal dilinden okumayı bilmeyen ve Türkçesini okuyan mealci ergenler, Yüzüklerin Efendisi’nin orijinal DVD’si yerine, köprü altından 3 liraya korsanını alan uyanıklar gibi suçluluk psikolojisiyle bağrışıyorlar!


Mealci: Mezhebe ne gerek var? Mezhepsiz din olmaz mı yani?
Hoca: Doktorsuz hastane olur mu yani?
Olur diyorsan, babanın beyin ameliyatını kendin yap, ne gerek var cerraha(!)
Unutma ki, dünyada her işin bir ehli vardır.

İslam’ın ehli ise, Ehli Sünnet alimleridir.
Bu alimlere tâbi olmayan kişi, doktora gitmeden tıkanmış olan kalp damarlarını değiştirebileceğini iddia eden adam gibi, bir fanteziyi yaşıyor demektir!
“Muhakkak ki Allah, size emanetleri ehli olanlara vermenizi emreder…” (Nisâ 58)


Her kim yüzünüze bakıp ‘ben muvahhidim(!)’ diyorsa, bilin ki sizin müşrik olduğunuzu iddia ediyor!
Bu tekfirci zihniyet, aynı zamanda ümmete olan bu düşmanca yaklaşımıyla;

“Siz, insanların iyiliği için ortaya çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten meneder ve Allah’a inanırsınız…” buyuran ve bizleri ‘en hayırlı ümmetsiniz’ iltifatıyla yücelten Allah Teala’yı da yalanladığı anlamına geliyor! (Al-i İmran 110)


Şimdi mayına bastın! Sakın kıpırdama; nefes bile alma!
Kalan hayatını tek bacaklı ya da çift bacaklı olarak yaşaman, vereceğim talimatlara uyup uymamana bağlı!
(Selfie: Hadis inkarcısını kurtarmaya çalışırken ben…)


‘Suya-sabuna dokunmayın’, ‘ekşiye-tuzluya karışmayın’ diyor vaiz!

Hayır kardeşim!
Eğer bomba imha uzmanıysan, bombaya doğru yürümelisin!


Bu adamlar Kur’an’a çağırıyor(!), fakat Kur’an’dan kendi yorumlarına ve kendi anladıklarına çağırıyorlar!
‘Kur’ân’ın açıklanmaya ihtiyacı yoktur, o çok açık bir kitaptır’ derken, Kur’ân’ı anlama metotları isimli türlü kitaplar çıkarmaları da, bu Kur’ân’ın Peygamberinin onlara vurduğu bir şamar olsa gerek!
“…İnsanlara, kendilerine indirileni AÇIKLAMAN ve onların da (üzerinde) düşünmeleri için sana bu Kur’an’ı indirdik.” (Nahl 44)


Mustafa İslamoğlu, Kur’an hakkında 3 yılda 36 bin Tweet atabiliyor; Ancak Kur’an’ın kendisine indiği Peygamber, 23 yılda bir tek hadis bile söyleyemiyor(!)
Hadis inkarcıları menopozda!


Mustafa İslamoğlu’nun bir müridi mesaj atmış;

‘Ben kadere inanmam! Bana göre hayat, zamanlamadan ibarettir!’
Devam et kardeşim, dünya sana düz(!)

Hep söylerim ya;
Mezhepsizlik ve dinsizlik, Lenin ve Stalin gibi birbirine yakındır!

Şu ayetleri nasıl inkar ettin?

“De ki: Allah’ın bizim için yazdığından başkası bize asla erişmez…” (Tevbe 51)

“Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın…” (Hadîd 22)


Vehhabiler korkumuzdan yeni bir takiye geliştirmiş!

‘Ben Hanefi Selefiyim(!)’

Vallahi bunu ilk defa duyuyorum ve “çüş” demek zorundayım!

Yahu bir adam nasıl hem Hanefi (mezhepli) hem Selefi (mezhepsiz) olabilir?

‘Hem Osmanlı’yım, hem Laikim(!)’ demek gibi garâbet!


Allah: “Muhakkak ki Kur’an’ı Biz indirdik. Onun koruyucusu da elbet Biziz.” (Hicr 9)
Edip Yüksel: Tevbe suresinin son iki ayeti Kur’an’a sonradan eklenmiştir(!) Kur’an fazladır(!)
Şia: Ehli Beytin faziletiyle ilgili ayetler, sahabeler tarafından Kur’an’dan çıkarılmıştır(!) Kur’an eksiktir(!)
Cahil Müslüman: Kafam karıştı hocam!
Hoca: Ne ayaksınız oğlum siz?..


Reşat Halife’yle Edip Yüksel; iki sahte Peygamber!
Şota’yla Arçil gibi, fasulyeyle pilav gibi, ayrılmazlar…
Yalnız, burada fasulye Edip! Çok kuru sıkı sallıyor.


Bir kardeş, Edip Yüksel’in videosunu göndermiş, ‘bu nasıl birisidir hocam’ diyor.
Peygambere sallıyor, Sahabeye sallıyor, Ulemaya sallıyor!
Guiza’yla Emenike’nin futbolunu izlemek gibi tiksinti verici!


Hadis inkarcısı: Muhammed olmasaydı, Allah Kur’an’ı başka bir peygamberle getirirdi. Fazla büyütmeyin!
Münkir terbiyecisi: Ohooo! Hipotezlerle din olur mu? Şelçuk Şahin olmasaydı, biz de şampiyonlar ligini alırdık! Bu da benim varsayımım…


Ateist: Bana Allah’ı gösterebilir misin?
Hoca: Bana rüzgarı gösterebilir misin?
Ateist: Elbette! Yaprağın hareketlenmesi, rüzgarın görünmesi demektir.
Hoca: Dünyanın hareketlenmesi de rüzgarla oluyor o zaman(!)


‘Kur’an meali, başucu kitabınız olmalı’ dedi Mealist!
En komiği de programın sonunda kendi yazdığı bir kitabın reklamını yapmasıydı…


Mealizm, tıpkı Ateizm gibi, Peygamberi ve sahabesini yalanlama hastalığıdır! (Allah’ın selamı öncülerin üzerine olsun)


Yüzüklerin Efendisi izlerken, Gandalf ile Saruman arasında iyi olan karakterin hangisi olduğunu anlayamayan adamın aklındaki zayıflık neyse, Ehli Sünnet bir hoca ile Ehli bid’at hocalar arasındaki farkı anlayamayan Müslümanların ilmindeki zayıflıkta o nisbettedir!


Hasta olduğunu kabul etmiyorsan, seni hasta olduğuna ikna etmek için zaman harcamam!
Ama ‘ben hastayım’ diyorsan, şifaya kavuşman için tüm keyfimi feda edebilirim…


Yürümeye başlamadan önce, gideceğin yolun doğru yol olduğundan emin olmalısın!
Zira yanlış yolda ne kadar çok ilerlersen, doğru yola dönmek o kadar zorlaşır!
Bakınız: Vehhabi-Selefi, Şii, Mu’tezile, Mücessime, Kaderiye, Cebriye, Mealizm, Modernizm vesaire…


Hastaya, ‘Kalbin çok kirlenmiş’ dedim;

‘Sen benim içimi bilemezsin’ dedi.
‘İçini bilmiyorum ama sızanı görebiliyorum’ dedim; sustu!


cropped-10858412_10152923859454417_6702590919715630170_n.jpg

Kerem ÖNDER

www.keremonder.com