İman, Bir Otomobil Gibidir

İman, Bir Otomobil Gibidir

İman, bir otomobil gibidir.

Bu otomobilin kapısı namazdır…

 

Kapısını açmayan bir şoförün, kendi otomobiline binemeyeceği ve istediği yere gidemeyeceği gibi, kendisine namaz kapısını açmayan bir Müslüman da, gaflet çöllerinde yürüyerek yol almaya mahkum bir halde yaşamaya devam edecektir.

 

Motoru oruçtur…

 

Her otomobilin motorunun en az yılda bir kere bakıma ihtiyacı olduğu gibi, insan midesinin de her yıl Ramazan denilen ve bir aya tekâmül eden özel bir bakıma ihtiyacı vardır.

 

Benzini Tevhid'dir…

 

Ne kadar lüks olursa olsun benzini olmayan hiçbir aracın adım atamayacağı gibi, zikri olmayan bir insanın imanı da yolda kalacak; otomobilin çalışmaya çalışmaya eskiyip değerini yitireceği gibi, iman da işlemeye işlemeye gittikçe düşecek ve paslanıp çürüyecektir.

 

 

Şu halde usta bir şoföre düşen görev;

İçindeki trafik canavarının sesine kulak vermemek,

Aracın kullanım kılavuzuna ve yol kurallarına uymak,

Ehli Sünnet vel cemaat şeridinde vasati bir hızla seyredip, ahiret menziline selametle varmaktır…