Mazeret

Mazeret

Haklısın hocam, bin kere haklısın!

 

Anlattıkların huzuru bulduran, çok doğru ve güzel şeyler. Allah'ın emirleri bunlar…

 

Fakat bu emirleri yerine getirmeme engel olan mazeretlerimi bir bilsen, kesinlikle bana hak vereceğinden eminim!

 

Ne zaman ezan okunsa, müezzinlerin; “Allah seni huzuruna çağırıyor, ne duruyorsun, hadi gel!” sözlerine dayanamayıp camiye gitmek istesem, göremediğim ve tanıyamadığım bir varlığın; “Sen daha çok gençsin, dur bakalım altmışına daha çok var. Gençliğini yaşa hele, ölüm nerde ki sana gele?” sözlerini bir tokmak gibi yiyorum beynimin az buçuk çalışan yerine.

 

Caminin yolları mayından geçilmiyor o zaman…

 

Ne zaman Ramazan ayı gelse, coşuyor yediği darbelerden bitkin düşmüş olan gönlüm.

Tam kendi kendime, "Bak hazır oruçlusun. Teravih namazlarını da aksatmıyorsun. Otuz üç rekâtı kılan, beş vakit namazı kolaylıkla kılar. Şu mübarek ayda tövbe edip geçmişe bir kalem çekerek, Allah'a ve O'nun dinine dönmenin vakti gelmedi mi?" sorusunu soracakken, tarif edemediğim o varlık; "Daha çok gençsin demedik mi?" cevabını bir kurşun gibi sıkıyor gönlümün o coşkun yerine.

 

Sözler dilimi çokça zorlasa da, ağzım açılmıyor o zaman…

 

Ne zaman muhtaç olan bir fakir görsem, cana geliyor elim. Kimseye görünmeden ağır ağır yol alırken, insan sevindirmekten başka hiçbir işe yaramayan kağıt parçalarına doğru; nereden ve nasıl geldiğini bilemediğim akrepler doluşuveriyor ceplerime.

Acıdan korkan parmaklarım tek kuruş dahi alamıyor o zaman…

 

Ne zaman, bedeninin üçte ikisini çıplak edip cazibeli bir şekilde yürürken etrafına; “Hiçbir göz benden başkasına bakmasın. En güzel ve en çekici olan benim!” sedalarını sessizce atan kızlar geçse önümden, on iki saattir avlanamamış bir şahinin gözleri gibi oluyor gözlerim.

Avının en hassas bölgelerinden ayrılmıyor o zaman…

 

Ne zaman sinirlensem, birisinin yapmış olduğu, bana ters gelen pire kadar bir şeye; Deve gibi oluyor o gözümde.

 

300 km hızla giderken freni patlayan bir araba gibi, içimde barındırdığım o trafik canavarının telkinleriyle durduramıyorum kendimi ve ard arda sıralıyorum küfürlerimi!

 

Hiçbir polis yoluma engel koyamıyor o zaman…

 

Bu kadar büyük mazeretlerim varken, Allah’ın emirlerini tutamamakta haklı değil miyim söyle hocam?

 

- Bilmem ki!

 

Şu hayat okulunda okuyan her öğreniciyi ayrı ayrı imtihan eden ve her bir zorluğun mükâfatını fazlasıyla verecek olan Allah bilir!