KAFİR EDEN SÖZLER NELER? - ELFAZI KÜFÜR MADDELERİ

KAFİR EDEN SÖZLER NELER? - ELFAZI KÜFÜR MADDELERİ

KAFİR EDEN SÖZLER NELER? - ELFAZI KÜFÜR MADDELERİ

Soru: Hocam selamun aleyküm. Elfazı küfür sohbetlerinizin dokuz bölümünü de izledim çok istifade ettim. Artık konuşurken daha dikkatli cümleler kuruyorum Allah razı olsun. Sizden ricam bu sohbetlerde kullandığınız metnide bizimle paylaşmanızdır.

Cevap: Ve aleyküm selam

Bir mü'mini küfre düşüren sözler üçe ayrılır. Bunlar:

1. İstihza; dinin esaslarından birini alaya almak.

2. İstihfâf; inanılması gereken ve zarurat-ı diniyye denilen prensipleri küçümsemek, hafife almak.

3. Bir islâmî hükmü açıkça inkâr etmek veya dince mukaddes olan şeylere küfretmektir.

Allah Teâlâ'nın zatî, sıfatları, fiilleri, isimleri, emirleri, yasakları hakkında şaka yollu da olsa alay ederek konuşmak, bunları küçümseyici sözler söylemek ve Allah'a sövmek kişiyi dinden çıkarır. (Fetâva-yı Hindiyye)

Ayette şöyle buyurulmuştur:

“And olsun ki onlara (niçin alay ettiklerini) sorsan, elbette: “Biz ancak (lâfa) dalıp şakalaşıyorduk” derler. De ki: “Allah ile, O’nun âyetleriyle ve O’nun peygamberiyle mi alay ediyordunuz?” (Tevbe 65)

Şaka olarak dahi olsa yukarıda belirtilmiş olan üç hale düşen insanın küfre gireceği ayet ile sabittir.
Fakat içinden kötü bir niyet geçirilerek söylenen “inşaallahla olmaz” sözü ile, kötü bir niyet olmaksızın bir anlık dalgınlıkla bu tarz hatalı sözler söylemek elbette aynı değildir.
 
İstemeden ve hata ile insanı küfre götüren sözleri sarf eden kimsenin mürted sayılmayacağına dair şöyle bir hadis nakledilmiştir:
 
"Allah, ümmetimden hata, unutma ve zorlanma ile yaptığı şeylerden sorumluluğu kaldırdı." (İbni Mâce)
 
ELFÂZ-I KÜFÜR - KİŞİYİ KAFİR EDEN SÖZLER
 
Müftî üs sekaleyn İmam Ömer NESEFÎ
 
KÜFÜR NEDİR?
 
Küfür; lügatte "örtmek" ve 'nimeti inkar etmek' manalarına gelir.
 
İslam ıstılahında ise; iman edilmesi gereken şeylere iman etmemek demektir. İslam inanç esaslarına inanmamak halidir, üç çeşittir:
 
1 - Cehli Küfür
2 - İnadi ve inkâri Küfür
3 - Hükmi Küfür
 
1.) Cehlî Küfür: Bir kimsenin, Allah'ın (c.c.) varlığını ve sıfatlarını, cahilliği sebebiyle bilmemesi halidir.
 
2.) İnadî ve inkâri Küfür: Allah'ın varlığına inat ve inkarından dolayı iman etmemesi.
 
3.) Hükmî Küfür: Allah Teala'nın ve Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in tekzib alameti olarak bildirdikleri hareketleri yapmak veya sözleri söylemek, Şer'an iman edilmesi gereken şeylerle alay etmek suretiyle İslam dairesinden çıkmak.
 
Bu çeşit küfrü herkes anlayamaz. Farkında olmadan söylediği bir söz veya yaptığı bir hareketten dolayı dinden çıkar. Halk arasında da, bu çeşit küfür sözleri yaygın olduğu ve kendisini küfre götürdüğünü bilemediği için, mü'min olduğunu zanneder ve kurtuluş çarelerini araştırmaz. Bu derece tehlike arzeden bu konuda titiz olmak, bilgi sahibi olmak her müslümanın vazifesidir.
 
Muteber İslam kaynaklarında insanları küfre götüren haller beş bölümde incelenmiştir. Bunlar maddeler halinde aşağıya dercedilmiştir.
 
1- Allah’a iman meselesinde insanı küfre götüren haller.
2- Peygamberlere iman bahsinde insanı küfre götüren haller.
4- Kur’an, Namaz ve Zikir hususunda insanı küfre götüren haller.
5- Din meselelerinin istihfafı ve hususunda insanı küfre götüren haller.
6- Diğer konularda insanı küfre götüren haller.
 
1-) ALLAH'A İMAN MESELESİNDE İNSANI KÜFRE GÖTÜREN HALLER
 
* Allahü Teala'yı zatına uygun olmayan bir şeyle vasıflandırmak; yahut, Allahü Teala'nın isimlerinden veya emirlerinden biriyle alay etmek. "Allah bize zulmediyor", "Allah beni mi görüp duracak?", "Ben Allah, mallah tanımam", "Namaz neymiş sanki?", "Beni burada Allah bile göremez" gibi sözler söylemek.
 
* Allahü Teala'nın cennetle mükafatlandıracağı ve cehennemle azap edeceği vaadlerini inkar etmek.
 
* "Allah'ın ortağı vardır", "Allah'ın hanımı, oğlu, kızı vardır" demek.
 
* Allah'a cahillik nispet etmek, veya "şu işe Allah'ın gücü yetmez" demek.
 
* "Allah'ın eli uzundur" demek, ve bu söz île Allah'ın da bizim elimiz gibi eli olduğunu kasdetmek. Fakat Allah'ın kudreti kastedilirse küfür olmaz.
 
* "Eğer, Allah bana şunu emretseydi yine yapmazdım" demek. "Buranın Allah'ı benim" demek. * "Allah'ın kendisinde hikmet olmayan şeyleri yaratması caizdir" demek.
 
* Allah'a mekan izafe etmek, "Allah yukarıdadır, aşağıdadır, ayakta duruyor, oturuyor" gibi sözler söylemek.
 
* "Allah'tan korkmaz mısın?" denilince öfke ile, "Korkmuyorum" demek ve bu söz ile cidden Allah'tan korkmadığını kasdetmek.
 
* "Allah, gelse seni elimden alamaz" demek.
 
* Hasta olmayan birisine, "Seni Allah unuttu" demek.
 
* "Ben, Allah'ın takdiri olmadan yaparım" demek.
 
* Hanımına, "Sen, bana Allah'tan daha sevgilisin" demek. Fakat bu sözü söyleyen, kendi şehvetini kasdetmişse kafir olmaz.
 
* Bir kimsenin, geçmişte yapmış olduğu bir iş için "Eğer bu işi ben yapmış isem kafirim" demesi. Bu fert o işi yaptığını ve bu söz sebebiyle kafir olacağını bildiğinden küfre razı olmuş olur. Küfre rıza ise, küfürdür.
 
* Gaybı bildiğini iddia etmek.
 
* Karısı veya başka birisi için, "Onun hakkından Allah bile gelemez, ben nasıl geleyim?" demek.
 
* "Allahım, bana, rahmetini vermek hususunda cimrilik etme" demek.
 
* Herhangi bir şey için, "Allahın hiç işi kalmamış da bunun gibi şeyleri mi yaratıyor?" demek.
 
* Bir fakirin, "Allah falan kuluna şu kadar zenginlik veriyor; bana ise az veriyor. Böyle adalet olur mu?" demesi.
 
* "Ben sevap ve azaptan beriyim"demek.
 
* "Allah dilerse bu işi yaparsın" diyen kimseye karşılık olarak, "Allah dilemese de yine yaparım" diye cevap vermek.
 
* Alacaklı olduğu kimseye, "Eğer ahirette, Allah hak ve adaletle hüküm verirse, senden hakkımı alırım" demek.
 
* Ölenlerin ruhunun başka birisine girdiğini söylemek. Tenasüh nazariyesine inanmak.
 
* Allah'ın ruhunun herhangi bir kimseye hulul ettiğini (girdiğini) söylemek.
 
* "Ben Allah'ı uyanık iken gördüm" "Allah'tan şifahen emir aldım, alıyorum" demek.
 
2-) PEYGAMBERLERE İMAN BAHSİNDE İNSANI KÜFRE GÖTÜREN HALLER
 
* Peygamberlerin bir kısmını, veya nebîliği sabit olan bir peygamberi inkar etmek.
 
* Hz. Muhammed'in (aleyhisselatü vesselam) son peygamber olduğuna inanmamak.
 
* Peygamberlik iddia etmek.
 
* "Falan kimse peygamber olsaydı, razı olmazdım" demek.
 
* Peygamberimizin sünnetlerinden veya hadislerden birini hafife alıp alay etmek. Mütevatir bir hadisi reddetmek. Yahut, alaya alır tarzda, "Çok dinledik bunları" demek.
 
* Peygambere delilik veya sihirbazlık isnat etmek.
 
* "Peygamber bile olsa, falanın sözünün doğru olduğunu kabul etmem" demek.
 
* Oğlunu veya bir başkasını döven kimseye, "Ne olur dövme" denilince, "Peygamber gelse de dövme dese, veya gökten dövme diye ses gelse yine döveceğim" demesi.
 
* Peygamber'e sövmek. Böyle hareket eden mürteddir ve tevbesi de kabul olmaz.
 
3-) KUR'AN, NAMAZ VE ZİKİR HUSUSUNDA İNSANI KÜFRE GÖTÜREN HALLER.
 
* Kur'an'dan tek bir ayeti inkar etmek. Kur'an'la cami île veya dinimizce saygı gösterilmesi gereken herhangi bir şeyle alay etmek.
 
* Kur'an'ı def, dümbelek vs. çalarak okumak.
 
* Kur'an'ı kazurat gibi mülevves yerlere atmak. Tahkir için yere atmak veya ayağının altına almak.
 
* Kur'an'ın isabet ettiği bir şeyi reddetmek, reddettiğini kabul etmek.
 
* Kur'an'a kendiliğinden ilaveler yapmak. Bazı ayetleri değiştirmek, eksiltmek.
 
* Şaka olarak, kendi konuşmasının yerine Kur'an'nın ayetlerini söylemek. (Mesela; cemaatle namaz kılmak için çağrılan bir kimsenin: "Ben yalnız kılarım. Zira Allah, 'innes-Salate tenha', buyurmuştur" demesi.)
 
* Zikirlerle alay etmek. Şarap içerken veya haram olan bir şeyi yerken yahut yaparken; "Bismillah" diye Allah'ın adı ile başlamak.
 
* Kendisine "Namaz kıl" denildiğinde, "Kılmayacağım; namazla memur değilim", yahut "Namaz ne imiş?" diyerek namazın farziyetini inkar etmek.
 
* Kendisine "namaz kıl" denildiğinde cevaben; "Namaz kılacağım amma, Allah benim malımı eksiltti, ben de onun hakkını eksilteceğim" demek.
 
* Kendisine "namaz kıl" denilince; "sonuna kadar bu emri kim yapabilir?" veya "sabret; Ramazan gelsin kılarız" yahut "namaz insana ne kazandırır?" demek.
 
* Bilerek ve alay konusu olsun diye Kâbe'den gayri bir yöne namaza durmak.
 
* Abdestsiz olduğunu bilerek namaz kılmak.
 
* Ezan ile alay etmek, hakaret etmek.
 
* Ramazan ayı yaklaşırken, Ramazana kızarak veya onu değersiz göstererek, "ağır bir ay geldi" veya "belalı bir ay geldi" demek. Recep ayı için de, "fitneleriyle beraber geldi" demek.
 
* Kıyameti, öldükten sonra dirilmeyi, kabir azabını, cenneti, cehennemi inkar etmek.
 
* "Eğer Allah cenneti bana verse; sensiz istemem" veya "falan adamla cennete girmem" yahut "Allah bana bu işten dolayı cennet verse istemiyorum" demek.
 
* Hıristiyanların ve Yahudilerin azap göreceklerini kabul etmemek.
 
* "Namaz ve helal olan şeyler, bana iyilik getirmiyor" veya "Ne için namaz kılacağım; malım yok, karım yok, çocuğum yok" yahut "namazı rafa koydum" demek.
 
4-) DİN İLİMLERİNİN İSTİHFAFI HUSUSUNDA İNSANI KÜFRE GÖTÜREN HALLER
 
* Başka bir sebep olmadan, sırf alim oldukları için, din alimlerini hafife almak ve alay etmek.
 
* Alime, alim olduğu için buğzedenin de, küfre gideceğinden korkulur.
 
* Fakih olan alimin ağzına söğmek.
 
* Din alimi kıyafetine girerek, yüksek bir yere oturup alay olsun diye bir şeyler anlatmak. Orada bulunanların da, alay olsun diye, bir şeyler sormaları. Herhangi bir şeyle, alim kılığında olana vurup hep beraber gülüşmeleri. Hoca kıyafetine giren kimsenin, eğlence olsun diye, eline bir sopa alıp çocuklara vurması ve seyredenlerin de gülmeleri. Zira, bütün bu fiillerde İslami ve İslam alimlerini hafife alma vardır.
 
* Din alimlerinin kıyafeti ile alay etmek, "Bıyığı kesip, sarığın bir ucuna sarmak ne çirkin şeydir" demek.
 
* "Ben şeriat tanımıyorum", "Benim şeriatle işim yok", "Şeriat ve benzeri şeyler beni tatmin etmez ve nazarımda hükmü yoktur", "ilim meclisinin benim için ne faydası olacakmış" demek veya şeriate uygun dînî bir fetvayı tahkir için yere vurmak.
 
* "Bu nasıl şeriatmış?" veya "ben talak, malak bilmem" demek.
 
* Münakaşa eden iki kişiden birisi diğerine, "haydi bir alime veya şeriate başvuralım" dediğinde; diğerinin cevaben "ben alim ve şeriat tanımam" demesi.
 
* Kendisine "Gel ilim meclisine gidelim" diyen bir kimseye alay olsun diye, "Alimler insanın karısını boş düşürür, kendisini de cehenneme sokarlar; ben gitmem" diye cevap vermesi.
 
* Alay ve hakaret olsun diye bir din alimine "Alimcik", "Sen git ilmini çöp sepetine at" demek.
 
* "Öğrenilen dînî ve şer'î ilimler birer masaldan ibarettir, veya din alimlerinin söyledikleri boştur, havaîdir." demek.
 
* Dini ilimler için, "Bu bilgiler neye yarar? Kime fayda vermiştir? Bize lazım olan şey paradır" demek.
 
5-) DİĞER KONULARDA İNSANI KÜFRE GÖTÜREN HALLER
 
* "Kafir cennete mi, yoksa cehenneme mi gidecek bilmiyorum" demek.
 
* Kendisine, "Müslüman değil misin sen" denildiğinde; cevaben, "değilim" demek.
 
* Kendisine, "Allah'tan kork, bunu yapma" denilince; cevap olarak, "sözünü dinlemiyorum, ceza olarak yapacağım" demek.
 
* Kendisine, "Ey kafir" diye hitap edildiğinde; cevaben, "buyurun ben de kafirim; kabul ettim" demek.
 
* Kafiri tebcil etmek (yüceltmek). Hatta bir kafire tebcil için selam vermek veya hocam diye hitap etmek.
 
* Haramı helal; helali haram kabul etmek. Bu hüküm. Haram Li-aynihi, (Bizzat haram) olan ve haramlığı kesin delillerle sabit olan şeyler içindir. Şarap, domuz eti ve zina gibi...
 
* Şarap, zina, zulüm, haksız yere adam öldürme gibi şeylerin helal olmasını temenni etmek. * Yemeğe, "sin" "Kaf" ile söğmek.
 
* Çeşitli musibetlere uğrayan kimsenin, "Ey Allah!... Benim malımı, çocuğumu aldın. Beni böyle yaptın; şimdi biz ne yapacağız? Bize ne kaldı? Niye böyle yaptın?" demesi.
 
* Hastalığı ağırlaşan kimsenin, "Allah'ım!.. Yeter ki beni öldür. İster Müslüman ister kafir olarak" demesi.
 
* "Haram yemek ne güzeldir" demek.
 
* Zalim, ve Haktan sapmış birisine "Adil" demek.
 
* Kendisine, "dünya için, ahiretini terketme" denilen kimsenin cevap olarak, "Ben veresiye (ahiret) için peşin olanı (dünyayı) bırakamam" demesi.
 
* Kendisine, "Helalinden ye" denilen kimsenin, "haramı daha çok severim, veya haram benim için daha hayırlıdır" demesi.
 
* Alacaklı olan kimse, "borcunu ver, Ahirete kalmasın" dediğinde borçlunun, "Sen bana biraz daha ver de orada ben sana kat kat veririm" demesi.
 
* Kendisine "Günah işleme, ahirette hesaba çekilirsin" denilen kimsenin cevaben, "oradan kim haber veriyor? Oraya gidip gelen mi var?" demesi.
 
* "Sen bana burada arpa ver de, ben sana ahirette buğday vereyim" demek.
 
* "Allahü Teala falan kimseyi vaktinden evvel öldürdü" demek.
 
* "Azrail (a.s.) falan kimsenin ruhunu almada yanlışlık yaptı" demek.
 
* "Falan kimse bana ne emretse yaparım. Gavur ol dese olurum" demek.
 
* "Falan kimse benden daha kafirdir" veya "kafir olmayı istiyorum" yahut "kafir olma zamanım yaklaştı" demek.
 
* "Bir kimsenin kafir olması, hain olmasından daha hayırlıdır" demek.
 
* Kafirlerin, İslam'a uymayan dînî görüş ve hareketlerini beğenmek. Onların kutsal tanıdıkları törenlere iştirak, onlara benzemeye çalışmak.
 
* Bir insanın zatı ve rızası için kurban kesmek. Bu şekilde kesilen hayvanın eti de haramdır. Fakat bir misafire ziyafet ve ikram olsun diye hayvan boğazlamak sünnettir.
 
* Güzel bir Hıristiyan kızı görünce "keşke Hıristiyan olsaydım da şu kızı alsaydım" diye temennide bulunmak.
 
* İbadet maksadıyla insana secde etmek. Secdeye müsaade eden de küfre girer. Bu secde, tahiyye (selam) maksadıyla olursa haramdır.
 
* Şaka olarak dahi olsa, bir kimseye, onu küfre götürecek bir söz telkin etmek.
 
* Alay ve şaka için bile olsa, insanı küfre götürecek bir sözü söylemek.
 
HÜKÜM VE ÇARE
 
İrtidat edip dinden çıkan bir kimsenin, hayatı boyunca işlemiş olduğu bütün ameller batıl olur. Karısı da kendisine haram olur ve nikahı düşer.
 
İrtidat eden bir kimsenin, kurtuluş için şunları yapması gerekir:
 
1. Önce, girmiş olduğu küfürden cayması ve vazgeçmesi gerekir.
 
2. Bundan sonra hemen kelime-i şahadet getirmelidir.
 
3. Daha sonra da, karısı ile olan nikahını tazelemesi lazımdır. "Tecdid-i îman" ve "Tecdid-i Nikah" denilen işte budur.
 
Eğer bu kimse, evvelce haccetmiş ise haccını tekrar etmesi gerekir. Namaz ve oruçları kaza etmez. Böylece, o kimse yeniden Müslüman olmuş olur ve irtidadından dolayı öldürülmekten kurtulur.
 
İslam’ın uygulandığı bir sistemde, irtidat eden ve dinden ayrılan kimse, önce ikaz edilir. Küfründen dönmeyip bunda ısrar ederse devlet tarafından öldürülür ve malı varislerine taksim edilir.
Bu kimsenin uhrevî cezası ise, ebedî cehennemde kalmaktır.
 
Peygamber Efendimize söven kimsenin, küfründen dönmesi, tevbe etmesi, iman ve nikahını tazelemesi mümkün değildir.
Bu kimsenin dünyada kurtuluş çaresi yoktur. Çünkü onu küfre götüren, Peygamberimize ait olan kul hakkıdır.
 
"Elfaz-ı küfür" den bahseden bütün muteber fıkıh kitaplarında, insanın küfürden korunabilmesi için, sabah ve akşam şu duayı okuması tavsiye edilir:
 
"Allahümme, innî eüzü bike min en üşrike bike şey'en ve ene a'lemü ve estağfiruke lima la a'lemü. İnneke ente allamü'l-ğuyûb"
 
"Allah’ım! Bilerek, sana bir şeyi şirk koşmaktan yine sana sığınırım.
Bilmediklerimden dolayı da sana tevbe ederim.
Şüphesiz ki sen, bütün gaybları bilensin."
 
Ayrıca tövbe ve dönüş için şu yazıyı okuyun: